Açıklamalı Mikrobiyoloji Sözlüğü

DeyimAçıklama
AbakteriyelBakteri bulunmayan, bakterisiz olan.
Abiyotik çevreOrganizmanın topografi, jeoloji, iklim, inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi.
Abiyotik faktörCanlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen iklim faktörleri, toprağın özellikleri, suyun kimyasal yapısı gibi faktörler.
Absorbsiyon* Canlı hücre ya da doku tarafından sıvının emilmesi, sindirilmiş besinlerin vücudun çeşitli bölgelerine taşınmak üzere, sindirim kanalının epitel hücreleri tarafından emilmesi,
** Emmek, içine çekmek, içine almak.
AcetobacterAsetik asit bakterilerinden bir cins.
Acid-fastKarbol fuksin gibi kuvvetli boyalarla boyandıktan sonra asitlendirilmiş alkol ya da seyreltik mineral asitlerle yapılan dekolorizasyona dirençlilik özelliği.
ActinomycetesFlament yapan, birçok yönleri ile bakterilere bazı yönleriyle küflere benzeyen, sülfür granüllerine sahip Gram pozitif bakteriler. Aktinomiset.
Adaptasyon* Kademe kademe farklılaşan çevre şartlarına uyabilmek için canlıların gösterdikleri kapasite,
** Organizmanın çevresine uyumu ile oluşan bir evrim olayı,
*** Reseptörlerin farklı uyarılara karşı gösterdikleri uyum.
Adlandırma Tüm canlılar, cins ve tür (bazen ilaveten alt tür) olarak belirli bir sistem dahilinde adlandırılırlar. Bu sistem, binomiyel adlandırma olarak da anılır.
ADPAdenosin difosfat
AdsorbsiyonMoleküllerin katı bir yüzeye yapışması, tek molekül tabakasından oluşan bir yüzey tabakasının oluşması.
Aeriyal hifHavaya doğru yükselen fungus hifleri. Hava hifleri. Bu hifler çoğalma için gerekli sporları taşır. Fertil (förtil) hif olarak da anılırlar.
AerobiyolojiHavada (oksijenli ortamda) yaşayan ve rüzgârla taşınan organizmaları inceleyen bilim dalı.
AerobiyozCanlıların oksijen varlığında yaşaması.
AerojenikGaz oluşturan.
Aerop (aerob)Gelişmesi için solunumda son elektron alıcısı (akseptörü) olarak oksijene (hava) gerek duyan.
Aerobik. Bütün yüksek yapılı hayvan ve bitkiler zorunlu aeroptur. Mikroorganizmalar arasında aerop olanlar çoğunluktadır. Örneğin küfler ve Bacillus türleri. Obligat aeroplar sadece normal atmosferik oksijen konsantrasyonunda (%21) gelişebilirler. Ayrıca bakınız; anaerop, mikroaerofil, aerotolerant, fakültatif anaerop, fakültatif aerop.
AerotaksiOksijene doğru (pozitif aerotaksi) veya oksijenden uzağa (negatif aerotaksi) doğru organizmanın hareketi.
AerotolerantAslen anaerop olup, solunumunda atmosferde bulunan konsantrasyonda (%21) oksijen varlığına dayanabilen ve bu ortamda zayıf da olsa gelişebilen mikroorganizmalar. Bunlar zorunlu anaeroplardan farklı olarak atmosferik oksijene maruz kaldıklarında ölmezler. Bazı Clostridium türleri bu gruba girer. Cl. perfringens klasik bir aerotolerant bakteridir. Ayrıca bakınız; aerop, anaerop, mikroaerofil, fakültatif anaerop, fakültatif aerop.
AFB1Aflatoksin B1 olarak tanımlanan küf metaboliti. Uzun dalga boylu UV lambası altında mavi (blue) floresan ışıma verirler.  
AFB2Aflatoksin B2 olarak tanımlanan küf metaboliti. Uzun dalga boylu UV lambası altında mavi (blue) floresan ışıma verirler.  
AFG1Aflatoksin G1 olarak tanımlanan küf metaboliti. Uzun dalga boylu UV lambası altında yeşil (green) floresan ışıma verirler.  
AFG2Aflatoksin G2 olarak tanımlanan küf metaboliti. Uzun dalga boylu UV lambası altında mavi (blue) floresan ışıma verirler.  
AflatoksinAsıl olarak Aspergillus flavus tarafından oluşturulan karsinojen bir küf metaboliti. AFB1, AFB2, AFG1, AFG2, AFM1 ve AFM2 olmak üzere 6 tipi vardır. Tüm mikotoksinler içinde en yüksek patojeniteye (karsinojen etkiye) sahip olan AFB1’dir.
AFM1Asıl olarak aflatoksinli yemle beslenen hayvanların sütüne geçen aflatoksin. Süt (milk) kökenli olduğu için AFM1 olarak adlandırılır.
AFM2Asıl olarak aflatoksinli yemle beslenen hayvanların sütüne geçen aflatoksin. Süt (milk) kökenli olduğu için AFM2 olarak adlandırılır.
AgarBesiyerlerini katılaştırmak için kullanılan kompleks bir polisakkarittir. Kırmızı alglerden özütlenen jelatinimsi bir madde olan agar-agardan hazırlanarak mikroorganizma kültürleri ve elektroforez jelleri için kullanılır.
Agar agarBesiyeri bileşimine katılan jelleştirici madde çoğu kez agar agar adı ile anılır. Bu kullanım, Nutrient Agar, MacConkey Agar gibi katı besiyerlerinin adları ile saf agarı ayırmak içindir.
AgaropektinAgar agar bileşiminde olan ve viskoz özellik veren bir madde.
AgarozAgarın bileşimindeki 2 polisakkaritten birisi olup, agarın jelleştirme özelliğini sağlar. Genellikle jel elektroforez çalışmalarında kullanılır.
AglütinasyonÖzellikle bakteriler, kırmızı kan hücreleri ve protozoonların ya kendiliğinden veya belirli bir antikorla ya da bir ajan ile muamelesinden sonra bir arada yığınlar/ kümeler meydana getirmesi.
AglütininKümelenmeye sebep olan organik bir madde veya özel bir antikor.
AglütinojenAglütinin meydana getiren herhangi bir madde.
AgregasyonTopluluk oluşturmayan bir türün bireylerinin bir yerde toplanması.
AIDS virüsüKazanılmış bağışıklık noksanlığı sendromuna (AIDS; Acquired İmunodeficiency Syndrome) neden olan bir grup retro virüs.
AIEC Patojenik karakter gösteren Adherent invasive E. coli serotipleri.
AkutSert başlayan ancak kısa sürede iyileşme görülen bir enfeksiyon ya da hastalık. Kronik olmayan.
Akyuvar (Lökosit)Beyaz kan hücresi.
Âlem (Kingdom)Bölümlerin (şubelerin; Divisyon) bir araya gelmesiyle oluşan ve sınıflandırmanın en üzerindeki grup. Tüm canlı türleri 5 âlem alında toplanır. Ayrıca bknz; Beş âlem sınıflandırması
AlerjenAlerjiye sebep olan herhangi bir madde.
AlerjiDaha önce maruz kalmış olma sebebiyle bir antijene karşı meydana gelen duyarlılığın artması.
Alfa hemoliz Kanlı agar besiyerinde kolonilerin etrafında soluk yeşil renkli bir alanın meydana gelmesi ile karakterize bir hemolizdir. Hemoglobinin methemoglobine indirgenmesidir. Ayrıca bakınız; beta hemoliz ve gama hemoliz.
AlgFototrofik ökaryotik mikroorganizmalar. Su yosunları olarak da bilinirler. Likenleri oluşturan 2 mikroorganizma grubundan birisidir. Tek ya da çok hücreli olabilirler. Siyanobakteriler olarak da adlandırılan mavi-yeşil alglerin, bilinen algler ile hiçbir ilişkisi yoktur. Ayrıca bakınız; Cyanobacterium.
Alkalifil (Alkalofil)Gelişme optimumu alkali olan (pH 8-11) olan mikroorganizmalar. Rhizobium spp. tipik alkalifil organizmalardır. Ayrıca bakınız; asidofil.
Alkaline Peptone Water Vibrio parahaemolyticus aranmasında kullanılan zenginleştirme besiyeri.
AlkolDoymuş karbon atomuna bağlı hidroksil gurubu içeren bileşikler. Aksi belirtilmez ise alkol denildiğinde etil alkol anlaşılır.
Alt türTürlerin (Species) bir alt kısmı.
AlternariaYaygın bir küf (mantar) cinsi.
Alyuvar (Eritrosit)Omurgalı hayvanların kanında bulunan, içindeki hemoglobinle oksijeni bağlayarak taşınmasını sağlayan kırmızı renkli kan hücresi.
Amensalizm Antagonizm. Taraflardan biri diğerinin gelişimini bir şekilde engelleyerek başta ortamdaki besin maddelerinin paylaşımını engellemesi.
Amino grubu -NH2.
AminoasitGenel formülü R-CH(NH2)COOH olan bir bileşik sınıfı. R, bu sınıftaki çeşitli aminoasitleri belirleyen yan zincirdir Yan zincir, sadece hidrojen olabileceği gibi ya da organik bir madde de olabilir ve aminoasidin özelliğini belirler.
Amip Bir ya da daha fazla pseudopodya (yalancı ayak) oluşturarak şeklini önemli ölçüde değiştirebilen ve bu şekilde hareket sağlayan ökaryotik mikroorganizma.
AMPAdenosin monofosfat
AmphitrichiousBakteri hücresinde hücrenin iki ucundan çıkan birer flagella. Amfitrik
Amphitrichous Bakterinin iki ucunda birer flagella olması.
Amplifikasyon *Büyütme, çoğaltma, genişletme, yükseltme.
**Bir DNA parçasının kopya sayısının in vitro ya da konak hücresi içinde çoğaltılarak arttırılması.
AnabolizmaOrganik ya da anorganik basit maddelerden genellikle temel hücresel bileşenlerin sentezlendiği metabolik yol. Ayrıca bakınız; katabolizma.
AnaerobikSerbest atmosferik oksijenin olmadığı ortamlarda gelişebilen. Ayrıca bakınız; anaerop.
Anaerobik solunumAnaerobik koşullardaki solunum. Normal solunumda son elektron akseptörü oksijen değil, karbon dioksit, demir, fumarat, nitrat, nitrit, nitroz oksit, sülfat, sülfür vs.'dir. Anaerobik solunum, fermantasyondan farklı olarak elektron transport zincirini elektronu gidermek için kullanır. Ayrıca bakınız; fermantasyon.
AnaerobiyosMoleküler oksijenin bulunmadığı koşullardaki yaşam.
AnaerocultÇeşitli anaerobik inkübasyon sistemleri sunan ticari marka
AnaerojenikGaz oluşturmayan.
AnaeropGelişmesi için solunumda oksijen (hava) olmaması gereken. Bu grup mikroorganizmalar atmosferik oksijen konsantrasyonunda (%21) gelişemez. Obligat anaeroplar karbondioksit inkübatöründe dahi gelişemezler. Tetanos bakterisi (Clostridium botulinum) tipik bir anaerop organizmadır. Bu bakterilerin geliştirilmesi için özel sistemler gerekir. Ayrıca bakınız; aerop, mikroaerofil, aerotolerant, fakültatif anaerop, fakültatif aerop
Angstrom1 metrenin on milyarda biri. Å simgesi ile gösterilir.
AnoksijenikAnaerop
AntagonistMikroorganizmaların birbiri üzerine olumsuz etkisi. Sinerjik etkinin tersi.
AntagonizmBknz Þ Amensalizm
AntibiyogramBir mikroorganizmanın çeşitli antibiyotiklere duyarlığının belirlenmesi için yapılan test.
AntibiyotikMikroorganizmalar tarafından üretilen ya da sentetik olarak elde edilen, diğer mikroorganizmalar üzerinde gelişmeyi durdurucu ya da öldürücü etki yapan bileşikler.
AntijenBağışık yanıta neden olan moleküler yapı. İmmünojen.
AntikoagülantKanın pıhtılaşmasını engelleyen herhangi bir madde. Örnek: heparin, hirudin.
AntikorÖzel bir antijene cevap olarak B lenfositleri ve plazma hücreleri tarafından meydana getirilen ve bağışıklıktan sorumlu olan glikoprotein yapısındaki maddeler. İmunoglobulinler (IgG, IgM, IgA, IgD ve IgE tipleri) ve bunların alt grupları gibi kazanılmış bağışıklık elemanları.
AntimikrobiyelMikroorganizma tarafından üretilen ya da sentetik olarak elde edilen ve mikroorganizmaları öldüren ya da gelişmesini baskılayan kimyasal madde.
AntiseptikVücudun çeşitli kısımlarını mikroplardan arındırmak için kullanılan kimyasal madde.
AntiserumBağışıklıktan sonra elde edilen ve özel antikorlar kapsayan serum.
AntitoksikToksinin etkisini ortadan kaldıran, toksini nötralize eden.
AntitoksinAntijen özelliği gösteren toksine karşı oluşan antikor. Bu antikor, toksin ile birleşerek onun etkisini ortadan kaldırır.
AntiviralVirüslere etkili, virüslerin zararlı etkilerini önleyen.
APCYabancı dilde Aerobic Plate Count. Ayrıntılı bilgi için bknz Toplam bakteri, Plate Count agar.
AscomycetesBilinen çoğu maya ve küfün bulunduğu fungi sınıfı.
Asepsiİstenmeyen organizmaların kirliliğinin bulunmaması.
Aseptik teknik*Hücre, doku ve organ kültürlerinde fungi, bakteri, virüs veya diğer mikroorganizmaların girişini önlemede kullanılan işlemler,
**Mikroorganizma enfeksiyonunun ve bulaşmasının (kontaminasyon) olmaması.
AsidofilOptimum gelişmeleri genellikle pH 6'nın altında olan ve nötr üzerindeki pH'larda gelişemeyen ya da çok zayıf gelişebilen organizmalar. Ekstrem asidofiller pH 1 değerine kadar gelişebilirler. Acetobacter, laktik asit bakterileri, mayalar ve küflerin büyük çoğunluğu tipik asidofil organizmalardır. Ayrıca bakınız; alkalifil.
AsidofilikOptimum olarak asit ortamlarda gelişebilen.
AsidotolerantAside dirençli.
AspergillusYaygın bir küf (mantar) cinsi.
Aspergillus fisheriiIsıya dayanıklı olma özelliği nedeni ile genellikle meyve suyu ve konsantrelerinde sorun çıkaran bir küf türü.
Aspergillus flavusÖzellikle incir, fındık ve kırmızı biberde gelişerek aflatoksin adlı karsinojen (kanser yapıcı) metaboliti salgılayan küf türü.
Aşı* Bazı hastalıklara karşı bağışıklık sağlamak için vücuda enjekte edilen ölü ya da zayıf mikroorganizma süspansiyonu veya mikroorganizmanın mRNA gibi bir bölümü.
** İnokulasyon.
ATP Hücredeki temel enerji taşıyıcısı. Adenosine triphosphate.
AtrichousBakteride flagella olmaması.
AvirulentKısıtlı patojenik potansiyeli olan mikroorganizma.
Azot fiksasyonuBaşta Rhizobium olmak üzere baklagillerle ortak yaşam sonunda havanın serbest azotunu bitkiye kazandırma işlemi. Azotobacter cinsi bakteriler serbest olarak da azot fiksasyonu yapabilmektedir.
BacillusToprak ve havada yaygın olarak bulunan, gıda maddelerinin bozulmalarında rol oynayan, bazı türleri patojen olan, çubuk şeklinde, spor ve kapsül oluşturan, bazılarında kamçı bulunan Gram pozitif bir bakteri cinsidir. Türlere göre değişmek üzere aerop ya da fakültatif anaerop olarak solunurlar. B. subtilis bu cinsin tipik üyesidir.
Bacillus cereusGıda kaynaklı hastalıklara neden olan bir bakteri.
Baird-Parker Agar (base) Staphylococcus aureus sayılmasında kullanılan bazal besiyeri. Micrococcus cinsi bakteriler de küçük ve zonsuz olarak gelişebilirler. Genellikle yumurta sarısı-tellurit emülsiyonu, özel çalışmalarda kan ilavesi ile kullanılır.
BakteriTek hücreli prokaryotik mikroorganizmalardır. Bir yaklaşıma göre Arke (arkebakteri) dışında kalan bütün prokaryotlara bakteri denilir.
BakterisidalBakterisit etkisi olan.
BakterisitBakteri öldüren kimyasal maddelerin genel adı. Bakteri üzerindeki etkisi konsantrasyon ve süreye bağlıdır. Ayrıca bakınız; bakteriyostatik.
BakteriyofajBakteriye özgü virüs.
BakteriyolojiMikrobiyolojinin bakterilerle ilgilenen dalı.
BakteriyosinBazı bakteriler tarafından oluşturulan ve diğer bakteriler üzerinde olumsuz etki yapan antibiyotik benzeri maddeler.
BakteriyostatikBakterilerin gelişmesini durduran kimyasalların genel adı. Bakteri üzerindeki etkisi konsantrasyon ve süreye bağlıdır. Ayrıca bakınız; bakterisit.
BarofilYüksek hidrostatik basınçta optimum gelişme gösteren mikroorganizmalar.
BarotolerantNormal hidrostatik basınçta optimum gelişmekle beraber, yüksek basınca dayanıklı olan mikroorganizmalar.
BasilÇubuk şeklindeki bakterilerin genel adıdır. Örneğin Koch basili, koli basili vb.
Basilli dizanteriShigelladysenteriae tarafından oluşturulan yoğun ishal. Bu bakterinin oluşturduğu toksin, bazı patojenik E. coli serotipleri tarafından da oluşturulur.
Basit boyamaTek boya kullanılarak yapılan mikroskobik inceleme.
Bazal besiyeriKatkısı ilave edilmemiş besiyeri. Örneğin Frazier Broth.
BCGI5-bromo-4-chloro-3-indoxyl-β-D-glucuronide. E. coli serotiplerinin analizinde MUG yerine kullanılan kromojenik bir substrat.
BesiyeriMikroorganizmaların geliştirilmesi, korunması vb. amaçlara uygun olarak hazırlanmış katı ya da sıvı ortamlar. Amaca göre genel, selektif, zenginleştirme vb. farklı bileşimlerde olur.
Beş âlem sınıflandırmasıTüm canlı türleri beş âlem altında toplanmıştır. Bunlar:
1) Monera (bakteriler); 2) Protista; 3) Fungi; 4) Plantae (bitkiler); 5) Animalia (Hayvanlar)
Beta hemolizKanlı agarda koloniler etrafında tamamen renksiz bir alan oluşması ile meydana gelen hemolizdir.
BifidobacteriumProbiyotik karakterli türleri olan bir laktik asit bakteri cinsi.
Binomiyel adlandırmaCanlıları cins ve tür olmak üzere iki kelime ile tanımlayan sistem.
BiyodönüşümEndüstriyel mikrobiyolojide, atık formdaki organik bir maddeyi biyoteknolojik yöntemlerle katma değeri yüksek bir ürün haline dönüştürmek. 
Biyoiyileştirme (Biyoremediasyon)Mikroorganizmalar aracılığı ile zehirli atıkları zararsız hale dönüştürmek.
Biyokimyasal tanımlama testleriMoleküler yöntemlerin gelişmesi ile günümüzde önemini önemli ölçüde yitirmiş olan biyokimyasal tanımlama testleri için www.mikrobiyoloji.org ana sayfasındaki Gıda Mikrobiyolojisi kitabından devam edilebilir.
BiyokütleBir kültür veya çevresel ortamdaki bir mikroorganizmanın toplam ağırlığını (genellikle kuru ağırlık) belirten genel bir terim.
Biyolojik oksijen gereksinimi (BOD)Genellikle atık sulardaki organik maddelerin, aerobik mikroorganizmalar tarafından doğal yollarla parçalanması için gereken oksijen miktarı. Atık sudaki organik madde yükü çok yüksek ise sudaki oksijen yeterli olmaz ve anaeroplar devreye girerek kokuşma oluşur.
BiyosentezBasit organik moleküllerden daha kompleks moleküllerin oluşturulması.
BiyoteknolojiCanlı mikroorganizmalar ve/ veya enzimleri kullanılarak yapılan endüstriyel uygulama.
BiyotikCanlılığa ait.
BiyotipBir organizmanın biyolojik ya da biyokimyasal alt tipi. Aynı biyotipte olan organizmalar kesin olarak aynı biyolojik ya da biyokimyasal karakteristikleri gösterirler. Belirli anahtar göstergeler, doğada biyotiplerin dağılımı ya da salgınlarda biyotipleri belirlemek için kullanılır.
Bolton Selective Enrichment Broth Base Campylobacter jejuni aranmasında kullanılan bazal besiyeri.
BotulinClostridium botulinum toksinleri. Ayrıca bakınız; botulizm ve Clostridium botulinum.
BotulizmClostridium botulinum toksinleri ile meydana gelen zehirlenme.
BoyamaMikroorganizmaların mikroskop altında incelenmesi için kullanılan teknikler.
Brain-Heart broth (agar)Genellikle zor gelişen bakterilerin geliştirilmesi için kullanılan besiyeridir. Özellikle Staphylococcus aureus'da koagülaz testi için bakterinin bu besiyerinde geliştirilmesi önerilmektedir.
Breed yöntemiGenellikle çiğ sütte yapılan mikroskobik sayım.
BrucellaBruselloz da dahil olmak üzere çeşitli hastalıklara yol açan bakteri.
BrusellozisBrucella cinsi bakterilerin neden olduğu hastalık. Bruselloz, brusellosis.
CAMP testiChristie, Atkins ve Munch-Petersen adlı araştırıcıların isimlerinin ilk harflerinden oluşan bir test. Mikrobiyolojide farklı uygulamalarda kullanılır. Listeria monocytogenes tanımlanması için yaygın kullanılan bir testtir.
CASO broth (agar)Bakteriyolojide, Tryptic Soy Broth (agar) olarak da bilinen genel amaçlı besiyeri.
CCA Chromogenic Coliform Agar. Yarı selektif besiyerinin tipik örneğidir. Bu besiyerinde bütün koliformlar ve hatta Enterobacteriaceae üyesi bakteriler de gelişip koloni yapar ama koliformlar laktozdan asit oluşturdukları için kırmızı renkte, E. coli ise kromojenik bir bileşene bağlı olarak mavi renkte görülür.
CefiximeSefalosporin grubu ikinci kuşak olan ve oral yolla kullanılan bir antibiyotik. E. coli O157:H7 analizinde de kullanılır.
Chapman agar Gıda ve diğer materyalde Staphylococcus aureus aranması/ sayılması için kullanılan besiyeri. Staphylococcus Selective Agar No 110 olarak da bilinir.
Chromocult Enterococci Agar Enterokokların sayılmasında kullanılan selektif katı besiyeri.
Chromocult TBX Agar Özellikle E. coli analizinde kullanılan besiyeri.
Chromogenic Cronobacter Isolation (CCI) agar Cronobacter sakazakii aranmasında kullanılan selektif katı besiyeri.
Cinsİlgili türlerden oluşan biyolojik grup.
Clostridium botulinumGram pozitif, sporlu, anaerop çubuk şeklinde bakteri. Botulin adlı toksinlerinin neden olduğu botulizm, öldürücü bir hastalıktır.
Clostridium perfringensBazı gıdalarda bulunan ve hastalığa neden olan Gram pozitif, anaerop/ aerotolerant çubuk şeklinde bakteri.
Clostridium tetaniTetanos etmeni bakteri.
Cronobacter Selective Broth (base) Cronobacter sakazakii aranmasında kullanılan zenginleştirme bazal besiyeri.
CyanobacteriumKlorofil ve fikobilin içeren prokaryotik, aerobik, fototrofik bakteriler. Siyanobakteriler. Önceden mavi-yeşil algler olarak tanımlanmakla beraber alg olarak algılanmaları nedeni ile bu isim artık kullanılmamaktadır.
ÇekirdekÖkaryot hücrelerde bir ya da daha fazla sayıda bulunan, kalıtım materyali olan DNA ile çeşitli organik ve inorganik maddeler kapsayan, çift zarla çevrelenerek sitoplazmadan ayrılmış olan hücre organeli. Nükleus.
Çekirdek zarıÇekirdeğin etrafında bulunan ve çekirdek kılıfını oluşturan iki zarın her biri. Nükleus zarı.
ÇekirdekçikÖkaryotik hücrelerin çekirdeği içinde, rRNA sentezi yapan ve ribozom alt birimlerinin birleşmesini sağlayan, ışığı çok kıran, esas itibariyle ribonükleoproteinlerden oluşan, interfaz çekirdeğinde bir ya da birkaç tane görülebilen yapı. Nükleolus.
ÇoğalmaÇevresel koşullar uygun olduğu koşullarda tüm canlı türlerinde görülen sayı artışı. İkiye bölünerek çoğalan bakteriler için üreme kelimesi kullanılmamalıdır, çünkü üreme için bir dişi ve bir erkek hücre gerekir.
D DeğeriHerhangi bir öldürücü işlemde (ısıl işlem, ışınlama, kimyasal madde uygulaması vb.) popülasyonda %90 ölüm için (1 logaritma birimi azalma) için gereken süre. Dakika olarak ifade edilir.
DAECPatojenik karakter gösteren diffuse-adhering E. coli serotipleri.
Damlatma yöntemi ile sayımPetri kutusuna önce agarlı besiyeri dökülüp katılaştıktan sonra sayım yapılacak seyreltiden (homojenizattan) 0,01 mL (10 µL) aktarılıp, damlanın besiyeri tarafından emilmesi ile yapılan sayım. Miles-Misra yöntemi adı ile de bilinir.
DEC Diyarejenik E. coli serotipleri
DeformasyonŞeklini bozma.
DekontaminasyonZararlı biyolojik maddelerin uzaklaştırılması, yok edilmesi. Fiziksel ve kimyasal kirliliğin temizlenmesi için de kullanılır.
Denatürasyon * Bir makromolekülün geri dönüşsüz olarak yapısının bozulması ya da değişimi.
** Doğalsızlaştırma. Basitçe tavuk yumurtasının haşlanması.
DeuteromycesEşeyli çoğalma aşamaları bugüne kadar saptanamamış olan fungus üyelerinin toplandığı yapay bir sınıf. Fungi imperfecti (gelişmemiş funguslar) olarak da adlandırılırlar. Bu sınıftaki üyelerden eşeyli çoğalma aşaması saptananlar ilgili sınıflara taşınmaktadır.
DezenfeksiyonEnfeksiyon etmenlerini vücut dışında olmak üzere kimyasal ve fiziksel yöntemlerle öldürmek, hasara uğratmak ya da sayısını indirmek. Uygulanan yöntem, kimyasal maddenin cinsi, konsantrasyon ve uygulama süresi ile enfeksiyona neden olan etmenin türü, dezenfeksiyon etkinliğinde önemlidir.
DezenfektanHastalık yapıcı mikroorganizmaları hasara uğratan ya da öldüren kimyasallar.
Dichloran 18% Glycerol Agar (DG18) Özellikle kuru gıdalardaki kserofil küfler için kullanılan besiyeri.
Dichloran-rose bengal chloramphenicol agar (DRBC) Maya ve küfler için kullanılan besiyeri.
Diferansiyel besiyeriİstenen organizma kolonisinin teşhisinin kolayca yapılmasını sağlayan katı besiyeri. En tipik örneklerden birisi VRB+MUG agardır. VRB agarda koliform bakteriler, çok tipik koloni oluşturur. Uzun dalga boylu UV lamba altında floresan ışıma verenler E. coli olarak seçilir.
Diferansiyel boyamaBirden fazla boya kullanılarak yapılan mikroskobik inceleme. Tipik örneği Gram boyamadır.
DiluentSayım aşamasında örneği seyreltmek için kullanılan çözelti.
DiplobasilBölündükten sonra ayrılmayıp, çiftler halinde birbirine bağlı kalmış çubuk şeklindeki bakteriler.
DiplokokBölündükten sonra ayrılmayıp, çiftler halinde birbirine bağlı kalmış küresel formdaki bakteriler. Diplococcus cinsi bakteriler.
Disk difüzyon testiBir mikroorganizmanın belirli bir kimyasala karşı direncini/ duyarlığını belirlemek için en yaygın kullanılan yöntemdir. Yaygın uygulamada Mueller Hinton Agar kullanılır.
Diyarejenikİshale (diyareye) neden olan.
Dökme yöntemi ile sayımPetri kutusunda önce sayım yapılacak örnekten 1 mL aktarılıp, üzerine donma sıcaklığının biraz üzerinde (yaklaşık 40-45 oC) agarlı besiyeri dökülerek yapılan sayım.
Drigalski spatülüYayma yöntemi ile sayımda kullanılan cam, plastik ya da metalden yapılmış kıvrık çubuk.
Duopath test kitleriImmun akış prensibi ile hazırlanmış immunolojik hızlı test kitleri. VTEC, Bacillus cereus toksinleri belirlenmesinde kullanılan çeşitleri vardır.
Durham tüpüNormal deney tüpü içine ters olarak yerleştirilen ve bu şekilde inkübasyon sonunda kültürün gaz oluşturup, oluşturmadığı test edilebilen küçük deney tüpü.
E. coliBakınız Escherichia coli
E. coli O104:H42011 bahar aylarında Almanya kaynaklı salgına neden olan serotip.
E. coli O157:H7E. coli serotipleri içinde salgın hastalıklara ve ölümlere yol açan EHEC grubunda bir serotip.
EAggEC (EAEC) Patojenik karakter gösteren Enteroagregatif E. coli serotipleri.
EeubacterialesBakterilerin en fazla sayıda ve en çok bilinen türlerini içeren takımı.
Egg yolkYumurta sarısı. Pastörize edilmiş halde tek başına Bacillus cereus analizinde ve tellurit ile birlikte Staphylococcus aureus analizinde kullanılır.
EHECPatojenik karakter gösteren Enterohemorajik E. coli serotipleri. Bilinen en tipik serotip E. coli O157:H7’dir.
EIECPatojenik karakter gösteren Enteroinvaziv E. coli serotipleri
Ekstrem halofilGelişmesi için genel olarak %10 'dan daha yüksek tuz (sodyum klorür) varlığına gerek duyan mikroorganizma. Ayrıca bakınız; halofil, halotolerant.
Ekstrem kserofilOptimum gelişme için çok az nemli ortamları seven.
Ekstrem termofilÇok yüksek sıcaklıkları seven. Ekstrem termofiller ile ilgili çalışmalarda inkübasyon sıcaklığı genel olarak 85 oC'tır. Ayrıca bakınız; psikrofil, mezofil, termofil, termolabil, termostabil, psikrotrof, termodurik
EkzojenHücre ya da vücudun dışında oluşan.
Ekzotoksin Mikroorganizma tarafından oluşturulan ve hücre dışına salınan toksinler.
Elektron akseptörüOksidasyon-redüksiyon reaksiyonunda elektronu alan oksidant madde.
Elektron donörüOksidasyon-redüksiyon reaksiyonunda elektron veren redüktan madde.
ELISAEnzimle işaretli antikorlar aracılığı ile antikor ve antijen tespitinde kullanılan teknik. Enzyme-Linked Immunosorbent Assay.
EmetikKusturucu.
EMSEn Muhtemel Sayı. Sayımı hedeflenen mikroorganizma sayısı standart koloni sayım tekniği ile sayılamayacak kadar az olduğunda ya da mikroorganizmanın koloni oluşturması kısıtlı olan özel durumlarda veya koliform analizinde olduğu gibi sayım için gaz oluşumunun incelenmesi gibi durumlarda başvurulan bir sayım yöntemi. Bu yöntemle yapılan analiz sonucunda mikroorganizma sayısı EMS/g-mL olarak verilir. İngilizcede MPN (Most Probable Number) olarak kullanılır.
EndemikBir bölgeye özgü, yerli olan.
EndosporBakteri hücresi içinde oluşturulan, ısıl işlem, kimyasallar, radyasyon vb. olumsuz dış koşullara dirençli yapı. Gerçek spor. Ayrıca bakınız; spor.
Endotoksin Tipik olarak bakterilerin hücre içinde biriktirdiği ve genellikle bileşimleri lipopolisakkaritler veya lipo-oligosakkaritler olan toksinlerdir. Bunlar, hücre parçalanmadıkça hücre dışına çıkmazlar.
Enfeksiyon
(İnfeksiyon)
*Bakteri, virüs, fungus ya da protozoonların bir organizmaya girmesi.
** Enfeksiyon yapan mikroorganizmaların bir hücre ya da canlıda meydana getirdiği durum.
Engeller teknolojisiGıdalarda raf ömrünün uzatılması için birden fazla gelişme engelleyici (inhibisyon) faktörünün kullanılmasıdır.
Enterik AteşTifoit ateş. Bağırsak patojenlerinin neden olduğu ateş.
Enterik bakterilerPek çoğu sıcak kanlı hayvanların bağırsak sistemlerinde bulunan Gram negatif, fakültatif anaerop, çubuk şeklindeki bakterilerin genel adı.
EnterobacteriaceaeGram negatif, çubuk şeklinde aerop ya da fakültatif anaerop, oksidaz negatif bakterilerin bulunduğu familya. Escherichia coli ve Salmonella gibi en fazla tanınan türler bu familyadadır.
EnteroinvazivMukoz yüzeyleri hatta bazen daha derindeki bağırsak dokularını istila eden.
EnterokokFekal streptokok ve D grubu streptokoklar olarak da bilinen Gram pozitif streptokoklar. Gıda ve çevre örneklerinde fekal kontaminasyon göstergesi olarak aranırlar.
Enteropatojen Bağırsak hastalıklarına sebep olan etken.
EnteropatojenikBağırsakta hastalık yapan anlamında olup, daha ziyade EPEC için kullanılan bir deyim. 
EnterotoksijenikEnterotoksin oluşturan.
EnterotoksinMikroorganizmaların, canlının bağırsak sistemine etkili olan toksinleri.
EPECPatojenik karakter gösteren Enteropatojenik Escherichia coli serotipleri.
EpidemikBelli bir bölgede, aynı zamanda çok sayıda bireyi etkileyen, hızla yayılan salgın hastalık.
EpidemiyolojiBulaşıcı hastalıkların ortaya çıkışını, bunların sıklığını, yayılmasında rol alan faktörleri ve tedavilerini konu alan tıp dalı. Salgın hastalıklar bilimi.
EritrositAlyuvar.
Escherichia coli
(E. coli, Koli basili)
Enterobacteriaceae alt grubu olan koliform bakteriler üyesi, insan dâhil pek çok hayvan türünün bağırsaklarında yaşayan, bazı serotipleri sıcak kanlı hayvanlarda hastalık yapan, gen klonlamalarında ve gen ekspresyonları için yaygın şekilde konak organizma olarak kullanılan fakültatif anaerop bir bakteri. Gıda, çevre ve klinik numunelerde bu bakteriye rastlanması sıcak kanlı hayvanların dışkısının bulaştığının göstergesidir. Ayrıca bknz. fekal kontaminasyon, koliformlar, sıcak kanlı hayvanlar.
ETECPatojenik karakter gösteren Enterotoksijenik E. coli serotipleri.
EtiyolojiEtken. Hastalık sebeplerini araştırıp inceleyen bilim dalı, hastalık sebebi.
Etüvİnkübatör ve kuru hava sterilizatörü anlamında kullanılan, sıcaklığı ayarlanabilen kabin.
Eumycotina Gerçek fungusları içeren grup. Bunlarda temel hücre yapısı hiftir.
ExPECGastrointestinal (mide ve bağırsak) sistemi dışındaki vücut bölgelerinde hastalığa neden olanlar; extraintestinal pathogenic E. coli
F değeriBelirli bir ortamda belli sayıdaki belli bir mikroorganizmanın belirli bir sıcaklıkta ölmesi için geçen süredir ve birimi dakikadır.
Faj Kelime anlamı "yiyen" demektir. Mikroorganizmaları infekte eden virüs olarak tanımlanır. Sadece faj denildiğinde bakteri fajları (bakteriyofaj) anlaşılır. Fungusları infekte edenlere ise mikofaj denilir.
Fakültatif anaeropAslen aerop olup oksijensiz ortamda da gelişebilen mikroorganizmalar. Koli basili olarak da bilinen E.coli tipik bir fakültatif anaerop bakteridir. Ayrıca bakınız; aerop, anaerop, mikroaerofil, aerotolerant
Familyaİlgili cinslerden oluşan biyolojik grup. Familyayı oluşturan kelime aceae soneki ile biter. Örneğin, Enterobacteriaceae.
FeçesDışkı
FekalDışkı ile ilişkili.
Fekal KoliformlarKoliform bakteriler içinde sadece E. coli, her koşulda sıcak kanlı hayvanların bağırsağı (dışkı) kökenli iken diğer 4 tür genellikle bitki ve toprak kökenlidir. Ancak, bu 4 tür içinde bazı suşlar sıcak kanlı hayvanların bağırsağı kökenli olabilir. Dolayısıyla adı geçen bağırsak kökenli olan tüm koliformlar “fekal koliform” olarak adlandırılır. Bazı gıdalarda E. coli olmadığı halde diğer fekal koliform üyelerine rastlanabilir. Bu nedenle özellikle ticarette fekal kontaminasyonun kesin belirlenmesi için E. coli yerine fekal koliform analizi istenebilir.
Fekal kontaminasyonSıcak kanlı hayvanların dışkısı ile bulaşmış. Ayrıca bknz. Sıcak kanlı hayvanlar.
FikolojiAlg bilimi, Algoloji
FilogenetikBir türün ya da yüksek taksonomik grupların soy gelişimi ve evrim geçmişi.
FlagellaKamçı, Flagellum. Bakterilerde gerçek hareket organeli.
Flagella BoyamaBakteri hareket organı olan flagella varlığının gösterilmesi için uygulanan boyama yöntemi.
Flamentli mikrofungusKlinik ve veteriner mikrobiyolojide "mantar", diğer mikrobiyoloji dallarında "küf (mold)" olarak adlandırılan canlı grubu. "Mantar" deyimi ile kavram kargaşası yaratmaması için flamentli mikrofungus olarak tanımlanmaktadır.
Flamentsiz mikrofungusMayaları tarif eden deyim. Ayrıca bakınız flamentli mikrofungus.
FloraBir bölgenin bitki örtüsü topluluğu. Mikroflora ise bir ortamda bulunan mikroorganizmalar anlamındadır
Fotofosforilasyon Işığı enerji kaynağı olarak kullanarak ATP gibi yüksek enerjili fosfat bağlarının sentezi. 
Fotoheterotrof Işığı enerji, organik maddeleri karbon kaynağı olarak kullanan organizma.
FotoorganotrofAyrıca bakınız; kemoorganotrof.
Fotootofof Işığı enerji, karbon dioksiti karbon kaynağı olarak kullanan organizma.
Fototaksi Işığa doğru (pozitif fototaksi) veya ışıktan uzağa (negatif fototaksi) doğru organizmanın hareketi.
Fraser Listeria Selective Enrichment Broth Base Listeria monocytogenes aranmasında kullanılan bazal besiyeri.
FumonisinFusarium türleri tarafından üretilen bir mikotoksin.
Fungus (çoğulu fungi)Kelime anlamı şapkalı mantarlardır. Bugün makrofunguslar (şapkalı mantarlar), flamentli mikrofunguslar (küfler) ve flamentsiz mikrofungusları (mayalar) içine alan âlemi tanımlamaktadır. Kelimenin orijinalinden dolayı küf kelimesi yerine mantar da denilmektedir
FungusitFungusları öldüren kimyasal maddelerin genel adı. Fungus üzerindeki etki, konsantrasyon ve süreye bağlıdır.
FusariumYaygın olarak bir küf (mantar) türü
G+C oranıHer canlı türünde DNA ya da RNA'daki toplam nükleik asit içinde Guanin (G) ve Sitozin (C) oranı sabittir. Bu sabitlikten mikroorganizmaların tanımlanmasında yararlanılır.
Gama hemolizKanlı agar besiyerinde hemoliz görülmemesi. Non-hemolitik denilen ve hemoliz yapamayan bakterilerin kanlı agardaki reaksiyonu. Ayrıca bakınız; alfa hemoliz ve beta hemoliz.
GastroenteritisMide-bağırsak yangısı (ağrı, kramp).
Gastrointestinal Sindirim sisteminin mide ve bağırsak kısmı.
GelişmeMikrobiyolojide hücre sayısının ve hücresel içeriklerin artması.
Gelişme faktörüMikroorganizmalar tarafından sentezlenemeyen ve bu nedenle gelişme ortamında bulunması gereken önemli hücre bileşenleri.
Generasyon (jenerasyon) süresiBir popülasyonda sayının iki misli artması için gereken süre. İkilenme süresi. Maya, küfler ve virüsler için bu deyim kullanılmaz.
GenomProkaryot ya da ökaryot organizmalardaki genetik materyalin hepsi.
Geri mutasyonMutasyona uğramış genin normal haline dönmesi.
GermisitÖzellikle patojenler olmak üzere hücre öldürücü kimyasal madde.
Gıda ışınlama İyonize olan ve iyonize olmayan ışın kaynakları ile yapılan mikroorganizma ya da böcek indirgeme uygulaması. Patates, sarımsak vb. gıdalarda filizlenmenin önlenmesi için de kullanılır.
Gıda kaynaklı enfeksiyonAsıl olarak patojenik Salmonella serotipleri, patojenik E. coli serotipleri, Campylobacter jejuni ve Listeria monocytogenes başta olmak üzere çok sayıda patojen ile bulaşmış gıdanın tüketiminden sonra canlı bakterinin bağırsaklara ulaşması, burada çoğalarak toksin salgılaması sonunda görülen hastalık.
Gıda zehirlenmesi * Genellikle toksin oluşturan bakterilerin varlığında veya toksin içeren gıdanın tüketilmesi sonucu ishal ve kusma ile ortaya çıkan hastalık. İntoksikasyon.
** Toksin oluşturan bir mikroorganizma içeren gıdanın tüketilmesi sonunda gastrointestinal hastalıklar. Enfeksiyon.
*** Gastrointestinal hastalıklara yol açacak kimyasal madde içeren gıdanın tüketilmesi sonunda ortaya çıkan hastalık.
Giolitti-Cantoni broth Gıdalarda EMS yöntemi ile Staphylococcus aureus sayımı için kullanılan besiyeri.
GramGram boyama olarak bilinen boyama yöntemini bulan bilim adamı. Hans Christian Gram
Gram boyamaSadece bakteriler için uygulanan diferansiyel bir boyama yöntemidir. Hücre duvarlarındaki lipit farklılığına bağlı olarak bakteriler boyama sonunda mavi (Gram pozitif) ya da kırmızı (Gram negatif) olarak boyanırlar ve buna bağlı olarak 2 ana gruba ayrılırlar. Başta mayalar olmak üzere diğer mikroorganizma grupları için gram boyama söz konusu olmadığı gibi "Gram pozitif maya" gibi bunların Gram reaksiyonunu vermek hatadır.
Gram labilBazı bakteriler Gram boyama işlemine duyarlılık gösterirler ve dekolorizasyon sırasında süre uzun olursa aslen Gram pozitif oldukları halde Gram negatif sonuç verebilirler. Bu tip bakterilere Gram labil adı verilir. GL olarak ifade edilir.
Gram negatif Gram boyama sonrasında kırmızı-pembe görülen bakteriler. E. coli tipik bir Gram negatif bakteridir. G- olarak ifade edilir.
Gram pozitifGram boyama sonrasında mavi görülen bakteriler. Bacillus türleri tipik Gram pozitif reaksiyon verirler. G+ olarak ifade edilir.
Gram varyablLactobacillus türlerinde olduğu gibi bazı bakterilerde kültürün yaşına göre Gram reaksiyonda değişme görülür. Bu tip bakterilere Gram varyabl adı verilir ve GV olarak gösterilir.
HabitatBir canlı türünü ya da canlı birliklerini barındıran ve kendine özgü özellikler gösteren yaşama ortamı
HalofilYüksek tuz (sodyum klorür) konsantrasyonunu seven. Gelişmesi için sodyum klorüre gerek duyan. Vibrioparahaemolyticus tipik bir halofil bakteridir. Ayrıca bakınız; halotolerant, ekstrem halofil.
HalotolerantYüksek tuz (sodyum klorür) konsantrasyonuna dayanıklı. Ayrıca bakınız; halofil, ekstrem halofil
HareketBir hücrenin kendi gücü ve hareket organları ile yaptığı yer değiştirme. Gerçek hareket.
HemorajiKanama.
Heterofermantatif Belirli bir metabolizma sonucunda birden fazla ürün ortaya çıkarılması. Örneğin bazı laktik asit bakterileri laktozdan, laktik asit yanında karbon dioksit, etanol ve/ veya asetik asit oluştururlar. Ayrıca bknz homofermantatif.
Hidrofil* Bir bileşiğin suya eğilimi olan grubu,
* Su seven,
* Nemli ya da bataklık yerlerde yaşayan.
HidrofobBir bileşiğin, suyla yeterince reaksiyona girmeyen, suda az çözünen ya da hiç çözünmeyen grubu. Aralarından suyu çıkarıp topluluklar oluştururlar.
HidrolitikHidroliz yapabilen
HifFlamentli mikrofunguslarda (küflerde) hücrelerin arka arkaya yer aldığı ipliksi yapı.
HomofermantatifBelirli bir metabolizma sonucunda sadece tek ürün ortaya çıkarılması. Örneğin bazı laktik asit bakterileri, laktozdan sadece laktik asit oluştururlar.
Howard küflü saha sayımıÖzellikle salçada, kullanılan hammaddenin ne denli küf içerdiğini saptamaya yönelik mikroskobik sayım yöntemi. Domates suyu, şeftali ve kayısı ürünlerinde de uygulanır. Sonuç % küflü saha olarak verilir.
Howard lamı/ lameliHoward küflü saha sayımında kullanılan özel lam ve lamel
HUSHemolotik Üremik Sendrom. Özellikle E. coli O157:H7 ve E. coli O104:H4 salgınlarında görülür. Böbreklerde hasar oluşturur.
HücreGenellikle gözle görülemeyecek kadar küçük, yarı geçirgen bir zar ile çevrili sitoplazma kitlesinden oluşan, sitoplazma içinde çeşitli hayati olayları yürüten ve çekirdek, endoplazmik retikulum, mitokondri, sentriol, lizozom, ribozom, gibi organeller ile mikrofilamentler, mikrotüpçükler vb. yapılar bulunan, genetik materyali ya bir zar ile çevrili (ökaryot) ya da sitoplazma içinde zarsız olarak yer alan (prokaryot) bir organizmanın yapı ve görev bakımından en küçük birliği.
Hücre duvarıBakteri, fungi ve bitki hücrelerinde plazma zarının üzerinde yer alan yapı. Gram pozitif bakterilerde kalın bir peptidoglükan ve periplazmadan, Gram negatif bakterilerde ise lipopolisakkarit ve periplazmadan oluşan, bitki hücrelerinde ise plazma zarının dışında selüloz telleri ile pektin, lignin, hemiselüloz vb. maddelerden oluşan, önce primer duvar, daha sonra da ikincil duvar yapısına dönüşen dış örtü tabakası. Hücre çeperi.
Hücre kültürüIn vitro şartlarda tek hücre kültürü kapsayan hücrelerin geliştirilmesi
In (in) vitroHücrelerin, dokuların, organların ait oldukları organizmaların dışında yapay ortamlar içinde yetiştirilmeleri veya bulunmaları. Orijinal kelime anlamı: “cam içinde”. Ayrıca bknz in vivo. In (in) vitro, italik yazılmaz.
In (in) vivoYapılan çalışmanın canlı bir organizmada yapılması. Ayrıca bakınız; in vitro. In (in) vivo, italik yazılmaz.
IşınlamaYaygın olarak tıbbi malzeme ve laboratuvar malzemelerinin sterilizasyonu ya da gıdalarda olduğu gibi mikroorganizma sayısını indirgemek amacıyla UV, X ışınları ya da asıl olarak gama ışınları kullanılarak yapılan uygulama.
İdentifikasyonTanımlama. Bir mikroorganizmanın cins ve tür adının belirlenmesi.
İkilenme süresiBakınız; generasyon süresi
İndol testiÖzellikle Enterobacteriaceae üyeleri için yaygın olarak kullanılan bir biyokimyasal testtir.
İnhibisyonGelişmenin engellenmesi. Bu engelleme, gıdaların mikrobiyel analizinde besiyerine katılan antibiyotikler ya da gıdalarda raf ömrünü uzatmak için koruyucu katkılar, vakum altında ambalajlama, düşük ya da yüksek inkübasyon sıcaklığı, kurutma, asitlendirme vb. şekillerde yapılabilir. Gıdalarda mikroorganizma gelişmesinin baskılanması (inhibisyonu) için birden fazla koruyucu önem de alınabilir. Bknz: Gıda güvenliği ve engeller teknolojisi. İnhibisyon, genel olarak öldürücü değil gelişmenin engellenmesidir.
İnhibitörGelişmeyi engelleyici.
İnkübasyonMikroorganizmaların belirli sıcaklıkta tutularak gelişmesini sağlama işlemi. Tavukçuluktaki "kuluçka" da aynı amaca yöneliktir.
İnkübasyon süresi *Bir mikroorganizmanın gelişmesini tamamlaması için belirli sıcaklık ve belirli atmosfer ortamında tutulma süresi,
** Patojen bir mikroorganizmanın vücuda girdikten hastalığın tipik semptomları ortaya çıkana kadar geçen süre.
İnkübatörİnkübasyonun yapıldığı ve sıcaklığı ayarlanabilen kabin. Amaca göre soğutmalı, karbondioksitli, vakumlu gibi farklı tipleri olabilir. Standart inkübatörlere "havalı inkübatör" adı da verilir. Hassas inkübasyonlar inkübatörde değil, su banyosunda yapılır, bu durumda su banyosu da bir çeşit inkübatördür. Etüv deyimi inkübatör anlamında da kullanılmakla beraber, etüv daha ziyade kuru hava sterilizasyonunda kullanılan cihaz için kullanılmaktadır.
İnokülasyonAşılama. Bir materyale mikroorganizma ilave etme işlemi.
İnokülümBir materyale (örneğin besiyerine) ilave edilen mikroorganizma. Starter kültür ve aşı da aynı anlamı taşır.
İnsidans İnsidans, insidans hızı (IH) veya insidans oranı: Belirli bir nüfusta belirli bir zaman dilimi içerisinde belirli bir hastalık veya hastalıkların yeni olgularının sayısını ifade eder. Epidemiyoloji ve birçok sosyal tıp biliminde sıklıkla kullanılır. Sık sık prevalans hızı ile karıştırılır.
İntoksikasyonPatojen mikroorganizmanın gıda üzerinde gelişerek toksinini gıdaya salgılaması ve bu gıdanın tüketilmesi sonucunda ortaya çıkan hastalık. Asıl olarak Clostridium botulinum ile Staphylococcusaureus toksinleri intoksikasyona neden olur. Bazı Bacillus cereus tipleri de gıda üzerinde emetik (kusturucu) toksin salgılar. Bir yaklaşıma göre bütün mikotoksinler intoksikasyona neden olurlar. Ancak klasik anlamda intoksikasyon, gıdanın tüketiminden çoğunlukla en geç 24 saat sonra ortaya çıkar.
İntraselülerHücre içi.
İnvasivİstilacı. Bağırsaklardaki epitel hücrelere yerleşen bakteriler anlamında kullanılır. İnvaziv (invasive), bir mikroorganizmanın bir konağa girme, orada gelişebilme ve konağın vücudunda yayılarak gelişme yeteneği. İlerleme gösteren, özellikle komşu dokulara doğru yayılma gösteren.
İzolasyonKelime anlamı "ayırmak" olmakla beraber, mikrobiyolojide yaygın anlamı bir mikroorganizmayı bulunduğu ortamdan saf halde elde etmektir.
İzolatGıda, çevre ya da klinik bir numuneden saf olarak elde edilmiş, henüz özellikleri tam olarak belirlenip bir kültür koleksiyonunda korunmaya alınmamış mikroorganizma. Ayrıca bknz; Suş, kültür koleksiyonu.
İzotonik Farklı iki eriyiğin ozmotik basınçlarının birbirinin aynı oluşu.
JelatinBesiyerlerini katılaştırmak için kullanılan jelleştirici madde.
Kan plazmasıKanın, sıvı halde bulunan hücreler arası maddesi. Kanın şekilli elemanlarından arındırılmış fakat fibrinojen bulunduran sıvı kısmı
Kan serumuVücut dışına alınan kanda, hücreler ile fibrinojenin fibrin haline dönüşüp hücrelerle birlikte ayrılmasından sonra geriye kalan renksiz sıvı.
Kanlı agar Hemoliz reaksiyonunun belirlenmesi için kullanılan besiyeri. Koyun kanı ile hazırlanır.
Kapneik Hacim olarak %8-10 CO2 ve %5-6 O2 varlığında optimum gelişme gösteren bakteriler. Mikroaerofil olarak da tanımlanırlar. Gıda mikrobiyolojisinde en tipik örnek Campylobacter jejuni’dir. Bu atmosfer ortamını sağlamak için özel kitler kullanılır.
Karantina Bulaşıcı bir hastalığa maruz kalmış ya da hastalığın inkübasyon süreci içinde hastalığa yakalanmış olma potansiyeli olan insan ya da hayvanların bu hastalığı yaymalarının önüne geçmek için hareketlerinin kısıtlanması, hastalığın görüldüğü bölgeden dışarı çıkmalarının engellenmesi. Karantina deyimi fiziksel ve kimyasal kirliliklerin yayılmasını, gıda ve çevre örnekleri ile diğer canlılara bulaşmasını önlemek için belirli bir bölgeye giriş ve çıkışların önlenmesi anlamında da kullanılır. Örneğin bir gıda işletmesi laboratuvarında kırılan bir cam erlenin gıdaya taşınmasını önlemek için laboratuvar karantinaya alınır ve kırık tüm parçalar bulunduktan sonra karantina kaldırılır.
KarbohidratKimyasal bileşimi sadece karbon (C), oksijen (O), ve hidrojen (H) olan ve genellikle hidrojen atom sayısı oksijen atom sayısının iki misli olan şekerler, şeker alkoller, nişasta, selüloz gibi bileşiklerin genel adı. Çoğu bilimsel kaynakta karbonhidrat kullanılsa da doğru kelime karbohidrat şeklindedir.
Karboksil grubu -COOH
Karışık kültürEndüstriyel bir ürün eldesinde aynı bakterinin birden fazla suşunun kullanılması. Örneğin klasik yoğurt yapımında Streptococcus thermophilus ve Lactobacillus bulgaricus beraberce kullanılır. Bu bakterilerin birden fazla suşu kullanılıyorsa bu karışık kültürdür. Ayrıca bknz saf kültür.
KarsinojenKansere neden olan madde. Kanserojen
KatabolizmaHücre içinde yüksek moleküllerin parçalanarak daha basit moleküllere parçalanması. Bu metabolik yolda enerji açığa çıkar ve bu enerji anabolizmada kullanılır. Ayrıca bknz anabolizma
KatalazHidrojen peroksidin su ve oksijene ayrılmasını sağlayan enzim.
Katalaz testiKatalaz enzimi varlığını gösteren test.
Kayan hareket Bazı flagellasız bakteriler tarafından katı besiyerinde görülen hareket şekli. Bu harekette koloni, arkasında iz bırakarak yer değiştirir.
KazeinazKazein parçalayan bir çeşit proteaz enzimi.
KazeolitikKazein parçalama yeteneğinde olan. Kazeinaz enzimi içeren mikroorganizma
KemoheterotrofOrganik maddeleri enerji ve karbon kaynağı olarak kullanan organizmalar. Hayvanlar alemi, fungi, bakterilerin bir bölümü bu grup canlılara örnektir.
KemolitotrofKimyasal bileşikleri enerji, inorganik maddeleri elektron kaynağı olarak kullanan organizma. Ayrıca bakınız; litotrof ve kemoorganotrof
KemoorganotrofKimyasal bileşikleri enerji, organik maddeleri elektron kaynağı olarak kullanan organizma. Ayrıca bakınız; kemolitotrof. 
KemoototrofKarbon dioksiti esas karbon kaynağı olarak kullanarak inorganik bileşiklerin oksidasyonundan enerji sağlayan organizmalar
Kemosentetik mikroorganizmalarYüksek bitkilerde metabolizma sonucu meydana gelen son ürünü kullanarak bazı elementlerin doğadaki devirsel değişimlerini sağlayan mikroorganizmalar. Kemosentez yapan organizmalar. Organik bileşiklerin biyosentezini yapan organizmalar.
KemotaksiBir kimyasal maddeye doğru (pozitif kemotaksi) veya bir kimyasal maddeden uzağa (negatif kemotaksi) doğru organizmanın hareketi.
Kemotrof Kimyasal maddeleri enerji kaynağı olarak kullanan organizma. Ayrıca bakınız; kemoototrof, kemoheterotrof.
KingdomÂlem. Bknz Beş âlem sistemi
Kirby-Bauer testiBir mikroorganizmanın belirli bir kimyasala karşı direncini/ duyarlığını belirleyen test. Disk difüzyon testi, bu amaçla en sık kullanılan yöntemdir. Bknz Disk difüzyon testi
KlonBir gen veya bir bireyden orijin alarak onun aynısı grupların oluşturulmasıdır.
Koagülaz Patojen stafilokoklar tarafından salgılanan ve kanda fibrinojenden fibrin oluşturarak insan ve çeşitli hayvan plazmalarını pıhtılaştıran bir enzim.
KokKüresel biçimdeki bakteri hücresi.
KokobasilMorfolojik olarak küresel (kok) ile çubuk (basil) arasında yer alan bakteriler
Kokoit (kokoid)Yuvarlak, kok şeklinde.
KoleraVibrio cholerae'nın neden olduğu hastalık.
Koli basiliEscherichia coli'nin halk arasında bilinen adı. Ayrıca bakınız; Escherichia coli
Koliform bakteriler Gram negatif, spor oluşturmayan, laktozdan 35-37 oC 'da 48 saat içinde gaz oluşturan fakültatif anaerop çubuk şeklindeki bakterilerin genel adı. Gıdalarda genel hijyenik kalitenin göstergesidir. Gıda mikrobiyolojisinde koliform bakteri denildiğinde 5 tür bakteri anlaşılır. Bunlar: Escherichia coli (biyotip 1), Citrobacter freundii, Enterobacter aerogenes, Enterobacter cloacae, Klebsiella pnemoniae.
KolistinGenellikle anaerobik bakterilerin selektif izolasyon ve ön identifikasyonunda kullanılan bir antibiyotik
KoloniKatı besiyerine ekilen bir tek mikroorganizma hücresinin çoğalarak oluşturduğu ve böylece çoğu kez milyonlarca hücreden meydana gelen, çıplak gözle görülebilen hücre topluluğu. Klon
Koloni oluşturan birim (KOB)Bir materyalde katı besiyeri kullanılarak mikroorganizma sayımı yapılırken kullanılan deyim. Böylece sayımı yapılan materyalde sayım yapılan besiyerinde gelişebilecek toplam canlı mikroorganizma grubu değil, bunlar arasında sadece gelişerek koloni oluşturabilenlerin sayıldığı belirtilmiş olur. Buna göre sayım sonucu kısaca KOB/mL ya da KOB/g olarak gösterilir. Bazı Türkçe kaynaklarda bu deyimin İngilizcesi olan Colony Forming Unit kısaltması olan CFU'ya da rastlanmaktadır
Koloni sayımıKatı besiyerinde koloni oluşumunun belirlenmesi ile yapılan sayımlar.
KolonizasyonKonakçı dokusuna ya da diğer yüzeylere tutunduktan sonra mikroorganizmanın çoğalması
KommensalKonakçı üzerinde ya da içinde yaşayan ancak, konakçısına zarar vermeyen organizma.
KommensalizmOrtak yaşayan iki organizmadan birisi yarar sağlarken, diğerinin yarar ya da zarar görmemesi. Örneğin, aeroplar ve anaeropların bir arada bulunduğu bir ortamda aeroplar oksijeni tüketir, anaeroplar bundan yarar sağlar.
KontaminantBulaş, bulaşan. Bknz Kontaminasyon
KontaminasyonHer türlü mikroorganizma kaynaklı (mikrobik) bulaşma.
Kromojenik substratKatı besiyerinde karbohidrat ve pH indikatörüne bağlı selektif izolasyon sistemi yerine kullanılan 5-bromo-4-chloro-3-indolyl, 5-bromo-6-chloro-3-indolyl ya da 6-chloro-3-indolyl gibi indolil türevleri olan kromojenik substratlar.
KronikUzun dönemli enfeksiyon.
KsantomegninGıdalarda küfler tarafından oluşturulan toksik bir metabolit.
KserofilOptimum gelişme için az nemli ortamları seven.
KserotolerantOptimum gelişme için normal nemli ortamlara seven ancak az nemli ortamlarda da gelişebilen.
Küfİngilizcede "mold" kelimesinin karşılığı olan küf, flamentli mikrofungusları tanımlamak için gıda ve diğer mikrobiyoloji dallarında kullanılmaktadır.
KültürHücrelerin, dokuların ya da mikroorganizmaların, laboratuvar ortamında amaca uygun bir besiyerinde geliştirilmesi.
Kültür
koleksiyonu
Endüstriyel ya da bilimsel önem taşıyan mikroorganizmaların korunduğu koleksiyon. Bir araştırma laboratuvarında çalışılan mikroorganizmaların basitçe buzdolabında (+4 oC) tutulmasından uluslararası geçerliği olan koleksiyonlara kadar çok farklı kapasite ve koruma yöntemi vardır.
KültürHücrelerin, dokuların ya da mikroorganizmaların, laboratuvarda besiyerinde yetiştirilmesi.
LabilKararsız, değişken, stabil olmayan, duyarlı.
Lag fazıGelişmenin başlangıcındaki ilk aşama. Hücre bu aşamada gelişme ortamına adapte olur, gereken enzimlerini salgılar.
Laktik asit bakterileriGram pozitif, Sporolactobacillusinulinus dışında spor oluşturmayan, Lactobacillus, Leuconostoc, Pediococcus, Streptococcus, Lactococcus vb. cinsi bakteriler. Bu bakterilerin ortak özelliği laktozdan laktik asit fermantasyonu sonucu laktik asit oluşturmalarıdır.
Laktik asit fermantasyonuLaktik asit bakterileri tarafından şekerlerin (laktoz, glikoz vd.) laktik asit ya da laktik asit yanında karbon dioksit, etanol ve/ veya asetik asit oluşturulması.
LaktobasillerÇok farklı türleri vardır. Kimileri süt ürünleri kimileri de turşu vb. ürünlerin eldesinde kullanılır.
LaktokoklarGenellikle süt ürünleri eldesinde kullanılan küresel formdaki koklar.
LatentUyku halinde olma ve belli şartlar oluşunca gelişme yeteneğinde olma durumu. Henüz belirgin hale gelmemiş, gizli, potansiyel.
Lauryl sulfate tryptose brothKoliform grup bakterilerin EMS yöntemi ile sayılması için kullanılan bir besiyeri.
Lesitinaz Hücre membranında bulunan ve lesitini parçalayan bir enzim.
LikenBir alg ya da siyanobakteri ile bir fungusun ortak yaşamı sonunda ortaya çıkan oluşum.
LipazLipitleri parçalayan enzim.
LipolitikLipit ve lipit türevlerini parçalayabilme özelliği. Lipaz enzimi içeren mikroorganizma
Listeria monocytogenesBazı gıdalarda bulunan ve hastalığa neden olan Gram pozitif, çubuk şeklinde, aerobik bakteri.
Listeria Selective Agar Base acc. Ottaviani and Agosti Listeria monocytogenes aranmasında kullanılan bazal besiyeri.
LitotrofAmonyak, hidrojen gibi inorganik maddeleri enerji metabolizmasında elektron donörü olarak kullanan organizma.
LizozimYumurta akı ve göz yaşı gibi farklı kaynaklardan izole edilebilen ve DNA çalışmalarında bakteri hücre duvarındaki mukopolisakkaritleri parçalayan bir enzim.
Logaritmik fazHücrelerin en yüksek hızla bölünme yeteneğinde olduğu gelişme evresi
Lophotrichous Bakterinin sadece bir ucunda birden fazla flagella olması.
Lökosit Akyuvar.
LST brothKoliform grup bakterilerin EMS yöntemiyle aranmasında/ sayılmasında en yaygın kullanılan sıvı besiyeri. MUG katkısı eklendiğinde E. coli için yarı selektif besiyeri olur.
LuteosikrininGıdalarda görülen küf metaboliti. 
M17 agar/brothLaktokoklar gibi küresel formdaki laktik asit bakterilerinin arandığı/ sayıldığı besiyeri. Yaygın olarak bilinenin aksine selektif besiyeri değildir, sadece laktokokların gelişimini destekler, ancak refakatçi flora da bu besiyerinde gelişebilir.
MakrofungusŞapkalı mantarlar. Ayrıca bakınız; mikrofungus.
Mannitol Egg yolk Polymyxin (MYP) Agar Base Bacillus cereus sayılmasında kullanılan selektif bazal besiyeri.
Mantar*Mikroskobik ya da makroskobik olan parazit, saprofit ya da simbiyoz olarak yaşayan, klorofilsiz, diğer canlılar için zehirli ya da zehirsiz olan canlı yapı.
** Klinik ve veteriner mikrobiyoloji alanlarında flamentli mikrofungusları tanımlamak için kullanılan ve deri hastalıklarında kullanılan bir deyim.
Mastitis Büyük oranda Staphylococcus aureus tarafından oluşturulan inek meme hastalığı.
Mayaİngilizcede "yeast" kelimesinin karşılığı olan maya, flamentsiz mikrofungusları tanımlamak için gıda ve diğer mikrobiyoloji dallarında kullanılmaktadır.
McFarland yöntemiyle sayımStandarda dayalı indirekt bir sayım yöntemi.
Membran filtrasyonSayım ya da sterilizasyon amacıyla kullanılan sistem.
MetabolizmaHücrede anabolizma (sentez) ve katabolizma (parçalanma) şeklinde tanımlanan tüm biyokimyasal reaksiyonlar.
Metabolizmaya dayalı sayımlarMikroorganizmaların metabolik faaliyetlerine dayalı olarak yapılan indirekt sayım yöntemleri.
MezofilIlık sıcaklıkları seven. Mayalar, Escherichia coli ve pek çok mikroorganizma mezofil karakterlidir. Mezofil mikroorganizmalar ile ilgili çalışmalarda inkübasyon sıcaklığı 25-40 oC'tır. Ayrıca bakınız; psikrofil, termofil, ekstrem termofil, termolabil, termostabil, psikrotrof, termodurik.
Micrococcaceae Gram pozitif, küresel formlu (kok) bakterilerin bulunduğu familya.
Micrococcus Micrococcaceae üyesi bakteri cinsi.
MikoYunanca mantar anlamına gelen ön ek.
MikofajFunguslara özgü virüsler.
MikolojiBiyolojinin mantarları inceleyen kolu. Mantar bilimi.
MikotoksinGıdalarda küfler tarafından oluşturulan ve kanser dâhil çeşitli hastalıklara yol açan toksinler. İnsan sağlığı açısından en tehlikelisi aflatoksindir.
MikroaerobikMikroaerofil
Mikroaerofil
(mikroaerobik)
Normal atmosferik oksijen varlığında (%21) gelişemeyen ancak, gelişmesi için az miktarda (%5 kadar) oksijene gerek duyan mikroorganizmalardır. Solunumda oksijen kullanılmakla beraber, bazı mikroaerofiller oksijenden başka elektron akseptörü kullanarak da anaerobik solunum yapabilirler. Obligat mikroaerofiller sadece düşük oksijen varlığında gelişebilen ancak aerop ya da anaerop ortamlarda gelişemeyen bakterilerdir. Campylobacter jejuni tipik bir mikroaerofil bakteridir. Mikroaerofillerin gelişimi için özel sistemler gerekir. Ayrıca bakınız; aerop, anaerop, aerotolerant, fakültatif aerop, fakültatif anaerop.
MikrobiyolojiMikroorganizmalarla uğraşan bilim dalı.
MikrobiyotaHerhangi bir ekolojik sistem, habitat, özellikle toprak vb.  yerlerdeki bakteriler, tek hücreli algler, fungi, protozoonlar gibi mikroskobik organizmalar popülasyonu.
MikrofaunaProtozoonlar (Protozoa) gibi 200 mikrondan küçük, ancak mikroskopla görülebilen hayvanlar.
MikrofloraBakteriler, tek hücreli funguslar ve alglerden oluşan, başka organizmalar içinde, üzerinde ya da belli bir ekosistem ya da habitatta yaşayan mikroorganizmalar.
MikrofungusFungi aleminde mantar ve küf deyim karmaşalığı nedeni ile ortaya çıkarılmış tanımlama. Ayrıca bakınız; flamentli mikrofungus ve flamentsiz mikrofungus.
MikrokoloniÇok küçük, gelişmesini tamamlamamış koloni.
Mikrometre1 metrenin milyonda biri. Mikron.
MikroorganizmaBakteri, fungi, virüs, protozoa ve mikroskobik algleri içeren, çıplak gözle görülemeyecek kadar küçük olan yaşayan canlılar.
MikropAslen mikroorganizma deyimiyle aynı anlamlı olmakla beraber yaygın olarak patojen mikroorganizmaları tanımlamak için kullanılan bir deyim.
Mikrop proteiniBknz Tek hücre proteini
MikroskopKüçük olan bir şeyi büyüterek inceleme imkânı veren ve ışıkla ya da elektronla çalışmasına bağlı olarak değişik tipleri bulunan alet.
MikrosporangiyumMikrosporları içeren sporangiyum.
Miksotrof Organik bileşikleri karbon kaynağı, inorganik bileşikleri elektron donörü olarak kullanan organizma.
Miles-Misra Sayım YöntemiBakınız; Damlatma yöntemi ile sayım
Miles-Misra sayım yöntemi Bakınız; Damlatma Yöntemi ile sayım
Minimum inhibisyon konsantrasyonu (MİK) Bir mikroorganizmanın gelişmesini en az düzeyde engelleyecek konsantrasyon. Genel olarak antimikrobik etki yapan kimyasallar için kullanılmakla beraber, gelişmenin minimum düzeyde etkilendiği yüksek ya da düşük inkübasyon sıcaklığı gibi fiziksel faktörler için de kullanılır.
Minimum letal dozİlacın patojeni öldüren en düşük konsantrasyonudur. İlacın sidal etkisini gösterir. Minimum öldürücü doz.
Misel Flamentli mikrofunguslarda (küflerde) hiflerin oluşturduğu yumak.
Modified Charcoal Cefoperazone Deoxycholate (mCCD) Agar Base Campylobacter jejuni aranmasında kullanılan bazal besiyeri.
Modified Semi-Solid Rappaport-Vassiliadis (MSRV) Medium Salmonella spp. analizinde kullanılan selektif katı bazal besiyeri.
MonococcusBölündükten sonra ana hücreden ayrılarak her biri ayrı hücre şeklinde görülen yuvarlak bakteriler.
Monositoz Kanda normalde akyuvarların %2-6'sını oluşturan bir hücre türü olan monositlerin sayıca artmasıdır. Pek çok hastalıkta görülen önemli bir laboratuvar bulgusudur. Monositler, fagositlerin bir bölümüdür. Fagositler ise primer lökositler sınıfında olup vücüt savunma sisteminde görev yapan hücrelerdir.
MonotrichiousBakterinin sadece bir ucunda tek flagella olması.
MorbiditeBelli bir hastalık gösterenlerin sağlam kimselere oranı, hastalık oranı
MorfolojiCanlı organizmaların yapı ve şekil özelliklerini inceleyen bilim dalı.
MortaliteÖlüm. Ölüm oranı
MRS agar/ brothLaktobasiller gibi çubuk şeklindeki laktik asit bakterilerinin arandığı/ sayıldığı besiyeri. Yaygın olarak bilinenin aksine selektif besiyeri değildir, sadece laktobasillerin gelişimini destekler, ancak refakatçi flora da bu besiyerinde gelişebilir.
mTS Broth with Novobiocin E. coli O157 aranmasında kullanılan besiyeri.
MUGE. coli tip 1 tayininde kullanılan 4-methylumbelliferone glucoronide formülündeki kimyasal madde.
Muller-Kauffmann Tetrathionate-Novobiocin (MKTTn) Broth Salmonella spp. analizinde kullanılan selektif zenginleştirme bazal besiyeri.
Mum kavanozu (Candle jar) Ağzı tam olarak kapanabilen bir kavanoza Petri kutuları ve/veya tüpler yerleştirildikten sonra kavanoza yanan bir mum yerleştirilip, kavanozun ağzı kapatılır. Mum sönünce içeride oksijen azalmış, yaklaşık %3 kadar CO2 birikmiş olur. Kapneik (mikroaerofil) mikroorganizmalar basit olarak bu şekilde geliştirilebilir, ancak bütün kapneik bakterilerin mum kavanozunda gelişmesi beklenmemelidir. Kimi çalışmalarda Lactobacillus bulgaricus geliştirilmesi için de mum kavanozu kullanılmaktadır.
MUP4-Methylumbelliferyl phosphate (MUP) Clostridium perfringens analizinde kullanılan substrat.
MutajenMutasyon meydana getiren, fiziksel ve kimyasal dış etkenler.
MutasyonGenomik DNA dizilerinde kendiliğinden ya da ışın, kimyasal maddeler gibi etkenler nedeniyle meydana gelen herhangi bir değişiklik.
Mutualizmİki farklı organizmanın her ikisi de yarar sağlayacak şekilde bir arada yaşaması. Tipik örneği biyolojik azot fiksasyonudur. Baklagillerle ortak yaşayan Rhizobium bakterileri havanın serbest azotunu bitkiye kazandırırken, bitkiden kendi gelişmeleri için gereken besin maddelerini sağlarlar.
MycesSözlük anlamı şapkalı mantardır. Bugün fungiyi tanımlayan son ek olarak kullanılmaktadır. Örneğin Ascomycetes.
Nanometre1 metrenin milyarda biri. nm kısaltması ile gösterilir.
Negatif boyamaMikroorganizmanın boyanmadan kalıp, ortamın boyanması şeklinde uygulanan boyama. Daha ziyade kapsül varlığının gösterilmesi için uygulanır.
NozokomiyalHastane kökenli enfeksiyonlar. Hastanın hastaneye yatışından en az 48 saat sonra gelişen enfeksiyonlardır.
NötrofilikOptimum olarak nötr ya da nötre yakın pH'larda gelişebilen. 
Obligat patojen Zorunlu patojen. Bulunduğu ortamda mutlaka hastalık yapıcı özellik gösteren mikroorganizma. Örneğin EHEC serotipleri.
OkratoksinAsıl olarak Aspergillus ochraceus tarafından üretilen bir mikotoksin. Okratoksin A (OTA) en önemlisidir. Penicillium ve başka Aspergillus türleri de okratoksin oluşturur.
Oksidaz testiBir mikroorganizmanın sitokrom oksidaz enzimine sahip olup, olmadığının belirlenmesi. Enterobacteriaceae üyeleri oksidaz negatif reaksiyon verirler.
OksijenikAerop
Oksotrof Yabani (doğal) suşlardan gelişmeleri için ilave besin maddesi gereksinimi ile ayrılan mikroorganizmalar.
Opak Donuk, şeffaf olmayan.
Oportunistik patojenNormal koşullarda hastalık yapamayan ancak, o mikroorganizmaya karşı vücut direnci azaldığında hastalık yapabilen mikroorganizmalar.
OportünistFırsatçı.
Optik yoğunluk tayini ile sayımStandarda dayalı indirekt bir sayım yöntemi.
OptimumDoğadaki tüm organizmaların en iyi, ideal gelişmesi için en uygun bir seri çevre faktörü. Örneğin sıcaklık.
Organotrof Organik maddeleri elektron donörü olarak kullanan organizma. Ayrıca bakınız; kemoorganotrof, fotoorganotrof.
OTABakınız, Okratoksin
OtoklavSterilizasyon için genellikle 121 oC'ta (15 psi) kullanılan, basıncı ve/ veya sıcaklığı ayarlanabilen yüksek basınç ve sıcaklığa dayanıklı cihaz. Standart otoklavlamada sıcaklık 121 oC olarak verilmekte ise de bu değer aslında 121,1 oC’tır ve 250 oF’a eşdeğerdir. Günlük kullanımda olan otoklavlarda “agarlı besiyeri” eritme gibi pek çok fonksiyon vardır.
OtolizKendiliğinden lize.
Oxford Listeria Selective Agar (base) Listeria monocytogenes aranmasında kullanılan bazal besiyeri.
OzmofilYüksek şeker konsantrasyonu seven. Daha çok mayalar için kullanılan bir deyimdir. Bu tip mayalar Glikoz Broth %50 gibi özel besiyerlerinde geliştirilir. Saccharomyces rouxii tipik bir ozmofil mayadır. Ayrıca bakınız; ozmotolerant.
OzmotolerantYüksek şeker konsantrasyonuna dayanıklı. Daha çok mayalar için kullanılan bir deyimdir. Ayrıca bakınız; ozmofil.
ÖkaryotBakteri ve virüslerden farklı olarak gerçek bir çekirdeğe sahip organizmalar.
PALCAM Agar (base) Listeria monocytogenes aranmasında kullanılan bazal besiyeri.
Paratizm Bir organizmanın diğerini konukçu olarak kullanması. Bknz Þ Ortak yaşam
ParazitAsalak. Canlı bir konakçı üzerinde yaşayarak ondan beslenen organizma. Obligat parazitler her zaman bir canlı konakçıda bulunmak zorundadır. Saprofitin tersi. Ayrıca bakınız; saprofit.
ParazitizmParazitlik. Asalaklık. Bir canlının bir diğer canlıyı sömürmesi. Sömüren yarar sağlarken sömürülen zarar görür.
PastörizasyonBasınç altında olmadan (normal atmosfer basıncında) yapılan ve dolayısı ile suyun kaynama sıcaklığı olan 100 oC altında yapılan ısıl işlem uygulaması. Bu işlem ile sporlu bakteriler dışındaki mikroorganizmaların öldürülmesi esas alınır. İçme sütü ve meyve suyu aynı sıcaklık ve sürede pastörize edilmekle beraber, meyve suyunda yüksek asitlik nedeni ile öldürücü etki çok daha fazla olur. Bir anlamda meyve suyuna yapılan ısıl işlem pastörizasyondur ancak steril bir ürün elde edilir.
Patojen İnsanlarda, hayvanlarda ve bitkilerde hastalık yapan herhangi bir mikroorganizma.
Patojenik mayaHer ne kadar bazı mayalar, çeşitli kadın hastalıklarına yol açsa da sindirim sistemi (tüketilen gıdalar) üzerinden insanlarda hastalık yapan maya türüne bugüne kadar rastlanmamıştır.
PatulinBaşta Penicilliumexpansum olmak üzere çeşitli küfler tarafından oluşturulan toksin. Özellikle küflenmiş hammadde kullanılan elma sularında görülür.
Pektinaz Pektin parçalayan enzim
PektolitikPektinleri parçalama yeteneğinde olan. Pektinaz enzimi içeren mikroorganizma.
PenicilliumYaygın bir küf (mantar) cinsi.
Penisilik asit Çok sayıda Penicillium ve Aspergillus türü tarafından oluşturulan küf metaboliti.
PenisilinPenicillium notatum adlı küf tarafından üretilen ve bakteri hücre duvarının sentezini engelleyen bir antibiyotik.
PeritrichiousBakteride hücrenin her yerinden flagella çıkması. Peritrik flagella.
Petri Kutusuİçerisinde besiyeri olan, bakteri, fungus gibi canlıları geliştirmek için kullanılan düz, yuvarlak, kapaklı cam ya da plastik kap.
Petroff - Hauser lamıBakterilerin mikroskobik sayımında kullanılan özel bir lam.
PigmentRenk maddesi.
PlakBirkaç virüs çoğalma devresi sonunda bitişik hücrelerin ölmesi veya erimesiyle hücre tabakasında meydana gelen yuvarlak ya da düzensiz yuvarlak, açık renkli bölgeler.
Plak Oluşturan BirimBir materyalde katı besiyeri kullanılarak faj (bakteriyofaj; virüs) sayımı yapılırken kullanılan deyim. Böylece sayımı yapılan materyalde sayım yapılan ortamda toplam faj sayısı değil, bunlar arasında sadece gelişerek plak oluşturanların sayıldığı belirtilmiş olur. Kısaca POB/mL ya da POB/g olarak gösterilir. Bazı Türkçe kaynaklarda bu deyimin İngilizcesi olan Plague Forming Unit kısaltması olan PFU'ya da rastlanmaktadır.
Plate Count agar (PCA)Gıda ve çevresel numunelerde toplam mezofil aerobik bakteri analizi için en yaygın kullanılan katı besiyeri. İnkübasyon koşulları değiştirilerek toplam psikrofil aerobik bakteri vb. sayımlar için de kullanılır.
Popülasyon Kantitatif karakterler gibi bazı değişkenlerin ölçülmesi için örneklerin alındığı çok sayıda bireylerden oluşan grup. Belirli bir bölgede yaşayan bir türün bireyleri.
Potato Dextrose Agar Maya ve küfler için kullanılan besiyeri.
Predasyon Bir canlının bir diğerini avlaması ve yok etmesi. Bknz Þ Ortak yaşam
Prevalans, prevalans hızı veya prevalans oranı Belirli bir nüfusta, belirli bir zaman dilimi içerisinde çalışma kapsamında yer alan belirli bir hastalık veya hastalıklara sahip tüm olguların oranıdır. Prevalans, epidemiyoloji ve birçok sosyal tıp biliminde sıklıkla kullanılır.
ProkaryotBakteri ve virüslerde olduğu gibi gerçek bir çekirdeğe sahip olmayan organizmalar.
ProteazProtein parçalayan enzim
ProteolitikProteinleri parçalama yeteneğinde olan. Proteaz enzimi içeren mikroorganizma.
ProtistProtista üyesi mikroorganizma.
ProtistaTüm mikroorganizmaları içine alan âlem. Daha sonra prokaryot ve ökaryot olanlar farklı alemlere ayrılmıştır.
ProtoplastHücre duvarı tümüyle uzaklaştırılmış bakteri hücresi.
ProtozoaTek hücreli, heterojenik bir mikroorganizma grubudur. Bazıları hayvan, bazıları da bitki hücresine benzerlik gösterirler. 
ProtozoonTek hücreli, heterojenik bir mikroorganizma grubudur. Bazıları hayvan, bazıları da bitki hücresine benzerlik gösterirler. Çoğulu: Protozoa
Pseudomonas Selective CFC/CN Agar base Pseudomonas spp. sayılmasında kullanılan selektif bazal besiyeri.
PSIPound square inch. Pound/ inch kare olarak basıncı gösterir. Standart otoklavlamada kullanılan sıcaklık değeri 121 oC'ta basınç 15 psi'dir.
PsikrofilSerin (15 oC altında) sıcaklıkları seven ve bu sıcaklıklarda optimum gelişen. Bazı mikrokoklar tipik psikrofil karakterli bakterilerdir. Psikrofil mikroorganizmalar ile ilgili çalışmalarda inkübasyon sıcaklığı genel olarak +7 oC'tır. Ayrıca bakınız; mezofil, termofil, ekstrem termofil, termolabil, termostabil, psikrotrof, termodurik.
PsikrotrofAslen mezofil karakterli olduğu halde psikrofil sınırlarında da gelişebilen, soğuğa dayanıklı, psikrotolerant. Yersinia enterocolitica, Bacillus cereus ve Listeria monocytogenes tipik psikrotrof bakterilerdir. Ayrıca bakınız; psikrofil, mezofil, termofil, ekstrem termofil, termolabil, termostabil, termodurik
Readycult Enterococci BrothEnterokokların araştırılmasında kullanılan besiyeri.
Refakatçi floraRekabetçi flora. Hedef mikroorganizma ile bir arada bulunan ve aynı sıvı ve katı besiyerinde gelişebilen mikroorganizmalar
Reinforced Clostridial Agar/ Broth Anaeroplar için kullanılan besiyeri.
RekabetBelli bir hayat kaynağı için iki organizma veya iki popülasyon arasında süren mücadele.
RekontaminasyonMikroorganizmalarından arındırılmış gıda ya da çevresel bir ortamın yeniden kontamine olması.
Renksizlendirme
(dekolorizasyon)
Diferansiyel boyamaların bir aşamasında preparattaki boyanın giderilmesi.
RezistanDirençli, dayanıklı.
RezistansDirenç, mukavemet.
RezorbsiyonEmilme.
RhizobiumBaklagillerin köküne yerleşerek onlarla ortak yaşayan, baklagillerden besin maddesi alan ve buna karşılık olarak onlara havanın serbest azotunu fikse eden, Gram negatif, spor oluşturmayan, çubuk şeklinde bakteriler.
RhizobiyolojiRhizobium spp ile baklagiller arasında, azot fiksasyonu ilişkisini inceleyen bilim dalı. 
RVS BrothSalmonella spp. analizinde kullanılan selektif zenginleştirme besiyeri.
SaccharomycesYaygın bir maya türü. Cinsin tipik türü S. cerevisiae'dır.
Saf kültürEndüstriyel bir ürün eldesinde aynı bakterinin tek suşunun kullanılması. Örneğin klasik yoğurt yapımında Streptococcus thermophilus ve Lactobacillus bulgaricus beraberce kullanılır. Bu bakterilerin sadece birer suşu kullanılıyorsa bu, saf kültürdür. Ayrıca bknz karışık kültür.
SalgınAynı zamanda çok sayıda bireyi etkileyen hastalık. Epidemi.
SalmonellaEnterobacteriaceae üyesi, bazı serotipleri tifo, paratifo ve gastroenterit etmeni, bazı serotipleri ise zararsız, Gram negatif, fakültatif anaerop çubuk şeklinde bakteri.
SantrifüjFarklı yoğunluktaki sıvı ya da katı parçacıkların yoğunluklarına göre farklı hızlarda döndürülmesi ile birbirinden ayrılmasının sağlayan laboratuvar cihazı.
SaprofitÖlü dokular üzerinde beslenen organizma, çürükçül.
SaprofitikPatojen olmayan
Sarsinia Bölündükten sonra balya şeklinde form gösteren yuvarlak bakteriler.
SayımBir gıda ya da çevresel numunede belirli bir mikroorganizma sayısının saptanma işlemi.
SchizosaccharomycesYaygın bir maya türü.
Selektif besiyeriHedef mikroorganizma dışındaki mikroorganizmaların gelişimini baskılayan besiyeri.
Selektif ZenginleştirmeBakınız; zenginleştirme.
Septisemi Bakteri veya bakteri toksinlerinin kana geçmesi sonucu oluşan ateş ve titreme ile belirgin durum.
SerotipÖzellikle bakteri ve virüslerde, antijen karakterleri ile belirlenen türün alt tür kümesi.
SerumKanın pıhtılaşmasından sonra ayrılan sıvı kısım.
SferoplastHücre duvarı kısmen uzaklaştırılmış bakteri hücresi.
ShigellaBasilli dizanteri gibi pek çok hastalığın etmeni olan bakteri.
Sıcak kanlı hayvanlarAsıl olarak insan dâhil memeli hayvanlar ve kuşların bulunduğu canlılardır. Kuşlar olarak kastedilenler öncelikle kümes hayvanları ve diğer kuşlardır. Kimi literatürde kuşlar yerine kanatlılar denilir, ancak kelebek ve arı gibi kanatlı hayvanlar bu guruba girmez.
Sınıf İlgili takımlardan oluşan biyolojik grup. Sınıfı oluşturan kelime tes soneki ile biter. Örneğin Ascomycetes.
SınıflandırmaOrganizmaların çeşit ve farklılıkları ile akrabalıkları arasındaki prensip ve kurallara göre incelenmesi.
SiklopiazonikasitAsp. flavus ve Pen. aurantiogriseum tarafından sentezlenen bir küf metaboliti.
Sinerjik Etki İki etkenin beraberce olan etkisinin, her ikisinin tek başına etkisinin toplamından daha fazla olması. 
Sinerjizm, Sinerjik etki İki mikroorganizmanın ortak yaşaması sonunda her ikisinin ayrı ayrı geliştiklerine oranla daha hızlı gelişmeleri, daha fazla metabolik ürün üretmeleri. Tipik örneği yoğurt oluşumudur, Yoğurt bakterileri ayrı ayrı olmak üzere sütü 10 – 12 saatte pıhtılaştırırken, yoğurt oluşumu 3 – 4 saat sürer, ayrıca beraber olduklarında daha fazla aroma maddesi vb. ürün üretirler.
Singlepath test kitleri İmmun akış prensibi ile hazırlanmış immunolojik hızlı test kitleri. Salmonella spp, E. coli O157, Listeria monocytogenes ve Campylobacter analizlerinde kullanılan çeşitleri vardır.
SitolojiHücre bilimi.
SitreoviridinGıdalarda görülen küf metaboliti.
SitrininGıdalarda görülen küf metaboliti.
SiyanobakteriÖnceden mavi yeşil algler olarak da adlandırılan enerjilerini fotosentez ile sağlayan bakteriler.
SMAC agarBakınız Sorbitol MacConkey Agar
Sorbitol MacConkey (SMAC) agarE. coli O157:H7 serotipi aranmasında kullanılan bazal bir besiyeri.
sp.“Türü” anlamında kısaltma. Örneğin Bacillus sp., herhangi bir Bacillus türü olduğunu ifade eder.
Spiral BakterilerMorfolojik olarak sarmal şekilde olan bakteriler. Spirillum.
Spiral plak yöntemi Basit bir robotla yapılan mikroorganizma sayımı.
Spontan Generasyon  Canlıların cansız maddelerden oluştuğu şeklindeki eski bir hipotez.
SporMikroorganizmalarda dış etkenlere karşı korunma ve/ veya çoğalma amacıyla oluşturulan yapılar. Bakterilerde her hücre tek spor oluşturduğu için sporlanma, bakterilerde sadece korunma formudur. Funguslarda ise bir hücre içinde birden fazla sayıda spor oluştuğu için sporlanma, bunlarda hem korunma hem de çoğalma formudur.  Bakterilerde spor, besin maddesi yetersizliği, fiziksel ve kimyasal olumsuzluklar gibi sadece yaşam koşulları tehdit altında olduğunda oluşturulur.
Spor boyamaBakteri sporlarının boyanması için uygulanan yöntem.
Sporlaşma (sporlanma)Spor oluşumu ve sporun serbest kalması, çevreye yayılması.
Sporlu bakteri sayımıBir gıda ya da çevresel bir numunede spor oluşumu tamamlanmış olan sporların sayımı. Bu amaçla materyale önce ılımlı bir ısıl işlem uygulanarak vejetatif hücreler öldürülür, sonra standart yöntemle bakteri sayımı yapılır.
SporolactobacillusinulinusBacillus ve Clostridium cinsleri dışında endospor oluşturan istisna bakterilerden birisi.
SporosarcinaBacillus ve Clostridium cinsleri dışında endospor oluşturan istisna bakterilerden birisi.
spp."Türleri" anlamında kısaltma. Örneğin Salmonella spp. "Salmonella türleri anlamındadır. Alt türü kısaltması ile karıştırılır.
ssp.“Alt türü” anlamında kısaltma. Örneğin Lactococcus lactis ssp. lactis.
sspp. “Alt türleri” anlamında kısaltma. Örneğin Lactococcus lactis sspp. 
StabilKararlı, dirençli
StafilokokBölündükten sonra ayrılmayıp, üzüm salkımı şeklinde kalan küresel formlu bakteriler.
StafilokokalStaphylococcus cinsi ve özellikle S. aureus ile ilgili
StaphylococcusMicrococcaceae üyesi bakteri cinsi.
Staphylococcus aureusBazı gıdalarda bulunan ve hastalığa neden olan Gram pozitif, üzüm salkımı şeklinde küresel formlu bakteri.
Starter kültür Gıda (örneğin yoğurt yapımı) ve kimya (örneğin sitrik asit eldesi) endüstrileri ile atık su arıtmak gibi doğrudan mikroorganizmaların kullanıldığı uygulamalarda özellikleri ve çoğu defa cins ve türleri belirli saf ya da karışık halde bulunan mikroorganizma kültürü.
STEAEC Patojen karakter gösteren Shiga-toxin oluşturan enteroagregatif E. coli serotipleri.
STEC Patojen karakter gösteren Shiga-toxin oluşturan E. coli serotipleri.
Sterigmatosistin Başta Aspergillus versicolor olmak üzere çeşitli gıdalarda küfler tarafından oluşturulan toksik metabolit. 
SterilHer türlü mikroorganizmadan arındırılmış.
SterilizasyonBir ortamın her türlü mikroorganizmadan arındırılması için yapılan uygulama. Materyalin özelliğine göre Isıl işlem, kimyasal madde, filitrasyon, radyasyon vb. farklı şekillerde yapılabilir.
StrepkoklarBölündükten sonra ayrılmayıp, zincir formunda kalan küresel formlu bakteriler.
StreptobasilBölündükten sonra ayrılmayıp, zincir formunda kalan çubuk şeklindeki bakteriler.
StreptococcusZincir şeklinde yuvarlak bakteriler. Çok farklı türleri vardır. Streptococcus thermophilius yoğurt üretiminde kullanılır, ancak beta hemolitik sterptokoklar insanlarda hastalık yaparlar.
Stümilasyon Gelişmenin desteklenmesi, teşvik edilmesi.
StümilatörGelişmeyi destekleyici, teşvik edici.
SuşHerhangi bir mikroorganizmanın tür düzeyinde kesin tanısı yapılmış, biyokimyasal, gerekli ise morfolojik ve genotipik özellikleri belirlenip, bir kültür koleksiyonunda korunmaya alınmış formu. Çoğu defa izolat ile karıştırılır.
SüspansiyonKatı bir maddenin parçacıklarının sıvı ya da yine katı bir madde içinde, onun parçacıkları ile erimeksizin karışması. Süspansiyonda dağılma fazı ve dağılan faz olmak üzere iki faz vardır.
Şapkalı mantarBasidiomycetes sınıfı üyesi ve bazı türleri insanlar için zehirli, bazı türleri de insanlar tarafından tüketilen, fungi alemine adını veren organizma.
Takımİlgili familyalardan oluşan biyolojik grup. Takımı oluşturan kelime ales soneki ile biter. Örneğin Mucorales.
TaksiBir uyarıcıya doğru (pozitif) ya da ondan uzağa (negatif) olan hareket.
Tamponlanmış peptonlu suAsıl olarak Salmonella analizinde selektif olmayan ön zenginleştirme aşamasında kullanılan besiyeri.
Tek hücre proteiniİnsan ve hayvan beslenmesinde kullanılmak üzere endüstriyel boyutta üretilmiş olan mikroorganizmaların kurutulmuş biçimleridir. Bu amaçla en yoğun çalışılan mikroorganizma Candida utilis’tir.
Terminal sporBakterilerde hücrenin ucunda bulunan spor.
TermoasidofilikOptimum olarak yüksek sıcaklık ve asidik ortamlarda gelişebilen. Alicyclobacillusacidocaldarius tipik bir termofilik asidofilik bakteridir.
TermodurikAslen mezofil karakterli olmakla beraber termofil sınırlarında da gelişebilen, sıcağa dayanıklı, termotolerant. Streptococcusthermophilus tipik bir termodurik bakteridir. Ayrıca bakınız; psikrofil, mezofil, termofil, ekstrem termofil, termolabil, termostabil, psikrotrof
TermofilYüksek sıcaklıkları (45 oC üzeri) seven. Bacillus stearothermophilus tipik bir termofil bakteridir. Termofil mikroorganizmalar ile ilgili çalışmalarda inkübasyon sıcaklığı genel olarak 55-60 oC'tır. Ayrıca bakınız; psikrofil, mezofil, ekstrem termofil, termolabil, termostabil, psikrotrof, termodurik.
TermolabilSıcaklık değişimlerine duyarlı. Ayrıca bakınız; psikrofil, mezofil, termofil, ekstrem termofil, termostabil, psikrotrof, termodurik
Termostabil (Termotolerant)Sıcaklık değişimlerine dirençli. Termotolerant ve termodurik olarak da bilinir. Yersinia enterocolitica 0 – 44 oC gibi geniş bir sıcaklık sınırında gelişebilir. Ayrıca bakınız; psikrofil, mezofil, termofil, ekstrem termofil, termolabil, psikrotrof, termodurik
Tespit (Fiksasyon)Mikroskop altında incelenmek üzere mikroorganizmanın lama yapıştırılması. Lama aktarılıp yayıldıktan ve kurutulduktan sonra lamın alt yüzeyinin hızla alevden geçirilmesi ile ya da Breed yönteminde olduğu gibi lamın ksilol olan bir kaba daldırılması ile de yapılabilir.
TetratBölündükten sonra dörtlü halde kalan yuvarlak bakteriler.
Thiosulfate Citrate Bile and Sucrose (TCBS) Agar Vibrio parahaemolyticus aranmasında kullanılan selektif katı besiyeri.
Thoma lamıGıda mikrobiyolojisinde maya, klinik mikrobiyolojide kan ve sperm sayımı için mikroskopta kullanılan özel bir lam.
Ticari sterilizasyonGıda endüstrisinde uygulanan bir yöntemdir. Örneğin salça üretiminde mutlak sterilizasyona gerek yoktur. Salça içinde salçanın asit ortamında çimlenerek salçayı bozması beklenmeyecek az sayıda sporlu bakteri kalabilir.
TifoSalmonellatyphi tarafından meydana getirilen hastalık.
TifoSalmonella typhi tarafından meydana getirilen hastalık.
TindalizasyonArdışık ısıl işlem uygulaması ile yapılan sterilizasyon.
Titre*Bir materyalde bulunan antikor ya da toksin gibi bir maddenin halen belirlenebilen en üst seyreltisinin tersi. Örneğin, serumda toksin halen 1/64 seyreltide belirlenebiliyorsa ve bu toksinin belirlenebildiği en üst seyrelti bu ise, o serumdaki toksinin titresi 64 (1/ (1/64)) olarak verilir.
** Bir materyaldeki mikroorganizma sayısı aynı şekilde verilir ve genellikle faj çalışmalarında kullanılır.
Toplam bakteriGıda ya da çevresel bir numunede Plate Count agar sayım sonucunu gösteren simgesel bir ifade. Herhangi bir numunede bütün bakterileri sayacak bir yöntem yoktur. Ayrıca bknz; Plate Count agar, APC
Trikotesenlerİkiyüzden fazla trikotesen çeşidi içinde deoksinivalenol (DON) ve T2, en önemli mikotoksinlerdir.
Triple Sugar Iron (TSI) Agar Tipik Salmonella izolatlarının biyokimyasal olarak ön tanımlanmasında kullanılan besiyeri.
Tryptose Sulfite Cycloserine (TSC) Agar Base Clostridium perfringens analizinde kullanılan bazal besiyeri.
TürYakın akraba olan suşların, alt türlerin, biyotiplerin diğerlerinden yeterli fark göstererek ayrıldığı ve bu şekilde oluşturduğu grup. Biyolojik sınıflandırmada en altta olan temel grup.
Ultraviyole (UV)Dalga boyu 200-400 nm arası olan mor ötesi ışınlar.
VaryasyonBazı karakterler bakımından farklı olma, orta durumdan sapma.
VaryeteAit olduğu türden küçük farklarla ayrılan birey.
Vejetatif hifBesiyeri ya da doğal ortamda besin maddelerinin alınacağı ortamın derinliklerine doğru giden hifler. Bu hifler sadece beslenmeden sorumludurlar. Besin maddelerini aeriyal (fertil) hiflere ileterek çoğalmaya ve gelişmeye destek olurlar. Ayrıca bakınız; aeriyal hif.
VektörBazı hastalıkların taşıyıcılığını yapan organizmalar.
VeroAfrika Yeşil Maymun Böbreği. Çeşitli toksikolojik deneyler vero doku kültürü ile yapılır.
VerotoksinVero doku kültüründe toksik etki gösteren.
Violet Red Bile Dextrose (VRBD) Agar Enterobacteriaceae üyeleri için kullanılan besiyeri.
Virgül formlu bakterilerVibrio ve Campylobacter grubu bakterilerde görülen virgül şeklinde gövde yapısına sahip olma özelliği gösteren bakteriler.
VirülensPatojen bir mikroorganizmanın hastalık yapma yeteneği.
VirüsBir protein kılıfı ve nükleik asit olarak tek ya da çift iplikli, düz ya da halkasal DNA ya da RNA’dan oluşan, bazılarında protein kılıfın dışında zardan oluşan düz ya da üzerinde çıkıntılar bulunan bir kılıfı olan, hastalık yapıcı, bakterilerden daha küçük, yaşamak için bir başka hücrenin içine girmek zorunda olan ve ancak elektron mikroskobunda görülebilen zorunlu parazitler.
VRB agarKoliform grup bakterilerin aranmasında/ sayılmasında en yaygın kullanılan katı besiyeri. MUG katkısı eklendiğinde E. coli için yarı selektif besiyeri olur.
VTEC Patojen karakterli Verotoksijenik E. coli serotipleri
X-Gluc 5-bromo-4-chloro-3-indoxyl-β-D-glucuronide. E. coli analizinde MUG yerine kullanılan substrat. β-Glucuronidase enzim aktivitesinin belirlenmesi için kullanılır. BCGI olarak da bilinir.
Xylose Lysine Deoxycholate (XLD) Agar Salmonella spp. analizinde kullanılan selektif katı besiyeri.
Yarı selektif besiyeriAynı katı besiyerinde refakatçi mikroflora içinde hedef mikroorganizmanın koloni morfolojisi farkı ile ayırt edilmesini sağlayan besiyeri. Ayrıca bknz; CCA besiyeri.
Yayma yöntemi ile koloni sayımıPetri kutusuna önce agarlı besiyeri dökülüp katılaştıktan sonra sayım yapılacak örnekten 0,1 ml aktarılıp, Drigalski spatülü ile yayılması ile yapılan sayım.
Yeast Extract Glucose Chloramphenicol (YGC) Agar Maya ve küfler için kullanılan besiyeri
Yersinia enterocoliticaYersinyosis hastalığına neden olan gıda kaynaklı patojen bakteri.
Yumurta sarısı emülsiyonuGenellikle Bacillus cereus aranması / sayılması sırasında lesitinaz aktivitesinin belirlenmesi için kullanılan besiyeri katkısı.
Yumurta sarısı-tellurit emülsiyonu Genellikle Staphylococcus aureus aranması / sayılması sırasında lesitinaz aktivitesinin belirlenmesi için kullanılan besiyeri katkısı.
Yüzeyden yapılan sayımlarGıda sanayisinde çalışma tezgâhları, peynir teknesi, ambalaj materyali ya da karkas yüzeyi gibi yüzeylerden yapılan mikroorganizma sayımı.
z DeğeriIsıl işlemde D değerinde 1 logaritma birimi değişiklik için sıcaklıkta ne kadar değişme olması gerektiğini gösteren değer.
Zehir Hücrelere ve yaşayan dokulara kimyasal ya da biyokimyasal nitelikte zararlar veren her türlü madde. Zehrin en tipik özelliği bu zararlı etkisini en küçük dozlarda bile göstermesidir.
ZehirlenmeBir zehrin vücutta emilmesiyle ortaya çıkan belirtileri anlatan genel terim. Görece küçük miktarlarda kimyasal ya da biyokimyasal etki gösteren zehir, süresi ve ağırlığı değişebilen bir hastalık haline ya da ölüme yol açar.
ZenginleştirmeBir ortamdan belirli bir mikroorganizmayı izole etmek için selektif olan ya da olmayan besiyeri ve o mikroorganizmanın gelişebileceği sınırlar içinde kalmak kaydı ile inkübasyon koşullarının sağlanması. Bu işlem sırasında izole edilmesi/ aranması istenen mikroorganizma yanında çoğu kere refakatçi mikroorganizmalar da gelişir. Zenginleştirmede kullanılan besiyerinin genel ya da selektif olmasına göre bu işlem sırası ile ön zenginleştirme ve selektif zenginleştirme olarak da tanımlanır.
Zor gelişenler
(Fastidious)
Normal besiyerlerinde gelişemeyen, gelişmeleri için ilave besin maddelerine gerek duyanlar. Bunlar genellikle klinik mikrobiyoloji izolatları olup, gelişmeleri için çoğu kez kan ve yumurta gibi biyolojik ve zengin besin kaynaklarının besiyerine ilavesi ile gelişebilirler. Neisseria cinsi bakteriler bunlara tipik bir örnektir. İngilizce karşılığı olan Fastidious olarak da anılırlar.



Bu belge 108 kez okundu.