Vibrio cholerae
01. Genel Bilgiler
02. Yaptığı Hastalıklar
03. Laboratuvar Tanısı
04. Tedavi
05. Epidemiyoloji ve Korunma
06. Kullanılan Besiyerleri
01. Genel Bilgiler
Vibrio familyası içinde vücutları virgül şeklinde yani bir ucunda flagellası bulunan ve vücudu hafif kıvrık bakteriler bulunur. Bu familya içinde yer alan Vibrio, Aeromonas, Plesiomonas ve Photobacterium cinsleri genel karakterleri benzemesine rağmen farklılıkları incelenerek vibrio dışındakiler farklı familyalar içinde yer almaktadırlar.
Vibrio cholerae; Vibrio cholerae biovareltor eski Vibrio El Tor ve Non Agglutinable Vibrio ve Vibrio cholerae biovarı adı ile isimlendirilen tüm grupları kapsar. Bugün için sadece Vibrio cholerae olarak isimlendirilmektedir.
Vibrio cholerae; kıvrık, sporsuz, kapsülsüz, tekli ve ikili üçlü bir araya gelerek hilal veya S şeklinde, fimbriaları ile hareketli, 1-4mm boy ve 0.3-0.6 mm eninde Gram negatif bakterilerdir. Fakültatif anaerop ve aerop, alkalilere dirençli onun için pH 6.8-10.2 arasında üreyebilen fakat asitlere dirençsiz bir bakteridir. Karbonhidratları asit yaparak ayrıştırır, laktoza daha geç etki gösterir. Katalaz pozitif, oksidaz pozitif, IMViC (+,+, D, +), H2S negatif, üre negatif, lizin ve ornitin dekarboksilaz pozitiftir. Reseptörleri tahrip edici enzimleri, müsinaz ve hemoliz yapıcı enzimleri bulunur.
Isı, kuruluk ve asitlere duyarlı fakat soğuğa dirençlidir. Organik maddeler içinde, suda ve yiyecek üzerinde yaşama süresi farklılıklar gösterir. Asitsiz bir ortam, oda sıcaklığı, süt, steril su ve gıdalar bakterinin uzun süre canlı kalmasına yardımcı olan ortamları sağlar.
Bakterinin H ve O antijenleri bulunur. H antijeni ortak özellik gösterir. O antijenine göre serogruplara ayrılır. O:1 serogrubunda klasik Vibrio cholerae ve Vibrio cholerae biotypeElTorbulunur. O antijeninin içerdiği antijenik maddelere göre Ogawa, Inaba ve Hikojimadiye serotiplere ayrılırlar. Ayrıca fimbria ve zarf antijenleri bulunmaktadır.
02. Yaptığı Hastalıklar
Vibrio cholerae, kolera adı verilen ishal ve kusma ile çok miktarda sıvı ve elektrolit kaybına neden olan bir ince bağırsak hastalığıdır. Kolera; ağız yolu ile yeteri kadar vibrio vücuda alındıktan sonra vibrioların mide asitliğini geçebilerek ince bağırsaklara ulaşıp yerleşmesi ve çoğalması ile oluşur. Kolera alkali ve izotonik ortamlarda yaşayabilme özelliğine sahip olduğu için midenin ve ince bağırsağın bu özelliklerde olması yerleşmeyi hızlandırır. Koleranın oluşması için enterotoksin özelliğinde bir ekzotoksinin rol aldığı ve bu toksine kolerajenik toksin adı verildiği bilinmektedir. Bu toksin ısıya dirençsiz, antijenik ve sitopatik etki gösteren özelliklere sahiptir.
Koleranın kliniği hafiften ağıra doğru şöyle sıralanabilir. a) Asemptomatik şekil, b) Kolera diyaresi, c) Hafif kolera şekli (Kolerin), d) Kolera gravis (gerçek kolera şekli), e) Kolera sikka (kolera siderans), f) Tifoid kolera şeklidir.
Kolera gravis şekli gerçek kolera klinik bulgularının görüldüğü şekildir. Bu şekilde vibrionun ağız yolu ile alınıp mide asitliğini geçip ince bağırsaklara ulaştıktan sonra 2-3 günlük bir kuluçka döneminden sonra hastalık aniden kusma, ishal ile başlar ve dışkılama pirinç suyu görünümünü alırken hafif kanlıda olabilir. Dışkılama sayısı günde 30-40 defa veya daha fazla olabilir. Bunun sonucunda su ve elektrolit kaybı oluştuğu için koleranın diğer klinik bulguları görülmeye başlar. Bunlar; halsizlik, ağız kuruluğu, dilin paslı görünüm alması, gözlerin çökmesi, deride turgor azaldığı için eller çamaşırcı eli denilen şekilde buruşuk görünümlü, parmak uçları siyanozlu, nabız zayıf, bacak ve kol kaslarında ağrılı kramplar oluşur. Hastalığın ilerlemesi ile idrar miktarı azalır, siyanoz artar, asidoz ve koma sonrasında ölüm görülür.
Asemtomatik şekilde; klinik bulgular oluşmadan dışkıda kolera vibrioları tespit edilir. Kolera diyaresi şeklinde; hastalar ayaktadır ve 2-3 gün içinde iyileşir. Kusma, ishal ve bulantı kaybolur fakat bir süre sonra aynı şikayetler ortaya çıkar. Bu tip hastalar kolerayı yayan hastalar oldukları için tanılarının koyulup tedavi edilmeleri gerekir. Kolerin; kolera gravisin hafif seyirli şeklidir. Kolera sikka; koleranın en ağır şeklidir. Hızlı başlayıp ishal oluşamadan kollaps ve şok ile ölüm oluşur. Tifoid şekil; tifo ile karışabilen klinik şekildir.
03. Laboratuvar Tanısı
Tanı amaçlı dışkı ve kusmuk örnekleri kullanılır. Laboratuvara gelen örnekler eküvyonla alınmış veya temiz bir kap içine konulmuş olmalıdır. Örnekler laboratuvara hemen gönderilmeyecekse veya laboratuvara gelir gelmez alkali peptonlu su içine alınmalıdır.
Alınan örneklerden;
-Gram veya sulu fuksinle boyamalar yapılıp vibriolar aranır. Yoğun olarak vibrio görülürse anlam taşır.
-Taze dışkıdan veya alkali peptonlu suda bulunan örneğin üst yüzeyinden lam lamel arası preparat hazırlanarak tipik bilardo topu gibi hareket eden vibriolar, O grup 1 kolera antiserumu ilave edilerek karanlık alan mikroskobunda incelendiğinde vibrio kümelerinin görülmesi ve aynı teknikle hazırlanan preparatların floresan antikor tekniği ile gösterilmesi erken tanıda rol oynar.
-Kültür için alınan örnekler Alkali Peptonlu su besiyerine alınıp 6-8 saat sonra buradan inceleme ve pasajlar yapılır.
- Katı besiyeri olarak TCBS, ALKIŞ, MONSUR besiyerlerine ekim yapılırken ishal etkeni olan diğer patojen mikroorganizmaların atlanmaması veya birlikte bulunma durumunda gözden kaçırılmaması için Deoxyholate citrat agar, EMB, ENDO, SS agar gibi besiyerlerine de ekim yapılmalıdır.
- Besiyerlerinde üreyen kuşkulu kolonilerden O grup1 antiserumu ile lam üzerinde aglütinasyon verip vermediği incelenir. Eğer aglütinasyon görülürse tipe özel Ogawa ve İnaba antiserumları ile karşılaştırılır. Aglütinasyon görülürse kesin tanı konulabilir ve aynı zamanda bu şüpheli koloniler ileTSI ve alkali peptonlu suya ekimler yapılır. Alkali peptonda üreyen koloni pozitif, kolera kırmızısı testi pozitif, Voges Proskauer testi negatif, mannoz ve sakkaroz pozitif, arabinoz negatif özellikler gösteriyorsa kesin olarak kolera tanısı konulur.
04. Tedavi
Tedavi vücudun kaybettiği sıvı ve sodyum, potasyum, bikarbonat ve klor gibi elektrolitlerin yerine konulmasını amaçlar. Antibiyotik tedavisi sıvı miktarının yerine konulmasından sonra başlar. Tetracycline ve Chloramphenicol kullanılabilir.
05. Epidemiyoloji ve Korunma
Kolera insan vücudu dışındaki ortamlarda uzun süre yaşayamadığı için tek taşıyan insandır. Bulaş; taşıyıcı – kontamine edilen ortam – hasta – taşıyıcı şeklinde süregelir. Kontamine edilen ortamlar içme ve kullanma suları ve besin maddelerini kapsar. Kontamine ortamların oluşmaması için öncelikle taşıyıcı insanlar tespit edilip tedavi edilmelidir. Mekanik taşıyıcı olan ev içi böcekler yok edilmelidir. Hastalar eğitilmiş kişiler tarafından bakılmalı böylece ortam kontaminasyonu en aza indirilmeli ve kullandıkları eşyalar dezenfekte edilmelidir. Hastaların bulunduğu bölgelerdeki açık tuvalet ve kanalizsyonlara kireç kaymağı gibi dezenfektanlar ilave edilebilir.
Korunma öncelikle çevre sağlığı önlemleri alınarak yapılmalı bunun yanısıra salgın dönemlerinde kolera aşısı kullanılmalıdır. Fakat aşı tam bir koruma sağlamaz.
06. Kullanılan Besiyerleri
Analizlerinde, Alkali Peptonlu Su, Deoxyholate citrat (Leifson) Agar, EMB Agar, Endo Agar, Salmonella-Shigella (SS) Agar, Alkış Besiyeri, Mansur Besiyeri, TCBS Agar ve TSI Agar kullanılır.